Kanseri Tetikleyen Yiyecekler: Kansere Neden Olan Besinler

Kanseri Tetikleyen Yiyecekler: Kansere Neden Olan Besinler

kansere neden olan besinler

kansere neden olan besinler

Kanseri tetikleyen faktörler nelerdir?

Kanser günümüzde en ciddi ve ölümcül hastalıklardan biridir. Bu hastalığa genetik faktörler neden olabileceği gibi beslenme düzenindeki yanlışlar da neden olabilir. Bazı besinlerin tüketimi kanser riskini artırır. Kansere neden olan gıdalar şunlardır:

bağırsak sendromuna iyi gelen bitkiler: Kanseri tetikleyen besinler

1. Kanseri tetikleyen başlıca sebepler: Mikrodalgada patlamış mısır

– Mısır son derece lezzetli ve besleyici bir besindir. Ancak mikrodalgada patlatıldığında kanser riskini artırır. Özellikle karaciğer, pankreas ve testis kanserine neden olmaktadır.

– Patlamış mısır yapmak için tencere kullanılması önerilir. Haşlama şekilde de mısır tüketilebilir.

2. Kansere neden olan etmenler: Patates cipsi

– Kanser riskini artıran bir diğer besin patates cipsidir. Patates cipsi trans yağ ve diğer sağlıksız besinleri içerir. Basit karbonhidrat içeriğinin yanı sıra yüksek miktarda koruyucu ve tuz içerir.

– Patates cipsi yerine daha sağlıklı atıştırmalıklar tüketilmelidir.

3. Kansere neden olan etkenler: Konserve domates ve salça

– Domates likopen içeriği ile kanser riskini azaltmaya yardımcı olan bir besindir. Ancak organik ve taze domates tüketilmesi önerilir.

– Konserve domates ve salça içerdiği kimyasallar nedeni ile kanser, kalp hastalığı ve üreme sorunlarına neden olabilir.

4. Kansere neden olan yiyecekler: İşlenmiş et ürünleri

– İşlenmiş etlerin tüketilmesi de kanseri tetikleyebilir. Bu nedenle sosis, salam ve sucuk gibi gıdaların tüketilmesi önerilmez.

5. Kansere neden olan şeyler: Hidrojene yağlar

– Kanser yapan gıdalar arasında hidrojene yağlar da bulunmaktadır. Bu nedenle kimyasal içeren hidrojene yağlar yerine bitkisel yağların tüketilmesi önerilir. Zeytinyağı ve Hindistan cevizi gibi yağlar tüketilebilir.

6. Kansere sebep olan yiyecekler: Turşu gibi tuzlu besinler

– Nitrat ya da nitrit kullanımı da kansere neden olabilir. Bu nedenle bu tür besinlerin tüketilmesi önerilmez. Turşu gibi gıdalar da çok sık tüketilmemelidir. Tuz kullanımının kısıtlanması önerilir.

7. Kansere sebep olan etmenler: Beyaz undan yapılan gıdalar

– Beyaz undan yapılan besinler tüketilmemelidir. Ekmek, makarna ve pirinç yerine tam buğday ekmeği ya da kepekli ekmek, kepekli makarna ve kahverengi pirinç tüketilmelidir.

– Beyaz undan yapılan besinler kan şekeri seviyelerinin bozulmasına neden olabilir. Rafine tahıllar kansere neden olabilir ve tümör hücrelerinin büyümesine neden olabilir.

8. GDO’lu gıdalar

– GDO’lu ürünlerin tüketilmesi de kanser riskini artırır. Ayrıca GDO’lu besinler DNA’nın bozulmasına neden olur ve sindirim sisteminde bakterilerin üremesine neden olur.

– Buğday, soya fasulyesi, mısır ve tahıl alışverişi yapılırken dikkatli olunmalıdır. İçerikleri kontrol edilmeli, organik ürünler tercih edilmelidir.

9. Rafine şekerler

– Kanser riskini azaltmak için rafine şeker tüketiminin kısıtlanması gerekir. Rafine şekerler insülin düzeylerinin artmasına neden olur.

– Pastalar, kekler, gazlı içecekler, kurabiyeler, meyve suları, soslar, hububatlar ve diğer rafine şeker ürünleri tüketilmemelidir.

10. Yapay tatlandırıcılar

– Yapay tatlandırıcıların da beslenme düzeninden çıkarılması önerilir. Kahve ve çay gibi içeceklerin içerisine yapay tatlandırıcı ve şeker yerine bal eklenmelidir.

– Yapay tatlandırıcılar aslında kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulmasını sağlar. Ancak mide ve bağırsaklara zarar verebilir. Ayrıca diyabet kişilere de önerilir. Ancak çok fazla tüketilmemelidir.

Kansere neden olan birçok faktör vardır. Beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Sağlıksız besinler kesinlikle beslenme düzeninden çıkarılmalıdır. Kanser riskini azaltmak için bu besinlerden uzak durulmalıdır. Sağlıklı bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Kızartma gıdalar ile tuzlu, şekerli ve yağlı besinlerden uzak durulmalıdır. Gazlı, alkollü ve kimyasal içerikli içeceklerin de tüketilmemesi gerekir. Düzenli olarak egzersiz yapılmalı; spor bir alışkanlık haline getirilmelidir. Kanserden korunmak için bol bol taze sebze ve meyve tüketilmesi önerilir. Ayrıca antioksidan içeriği olan yeşil çay da düzenli olarak tüketilebilir. Günde birkaç bardak kadar tüketilmesi önerilir. Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan da uzak durulması önerilir. Fiziksel aktiviteler artırılmalı, hareketsiz bir yaşam tarzı oluşturulmamalıdır. Tüm bu öneriler dikkate alındığında kansere karşı koruma sağlanmış olacaktır.

Migren Neden Olur: Migrene Neden Olan Besinler

Migren Neden Olur: Migrene Neden Olan Besinler

migrene neden olan besinler

migrene neden olan besinler

Migrene neden olan faktörler:

Migrenin nedenleri: Migrene sebep olan yiyecekler:

1. Migreni tetikleyen yiyecekler: Rafine şeker

– Migren baş ağrısı genellikle beslenme alışkanlıkları nedeni ile tetiklenir. Özellikle rafine şeker tüketimi ağrıların artmasına neden olur.

– Rafine şeker tüketimi beynin etrafındaki arterlerin daralmasına neden olur. Bu da kandaki oksijen düzeyini düşürür. Kan şekeri seviyesindeki ani değişikliklerden kaynaklanan bu durum ağrının artmasına sebebiyet verir.

2. Migrene neden olan sebepler: Et

– Et ürünlerinin tüketilmesi de migren ağrılarına neden olabilir. Kümes hayvanları, balık gibi besinler tetikleyici olarak bilinir.

3. Alkol

– Alkol de baş ve migren ağrılarına neden olabilir. Alkol alınması beyinde kan akışını artırır ve ağrıları tetikler.

4. Migrene neden olan yiyecekler: Kuruyemişler

– Fındık gibi kuru yemişler migren hastalarına önerilmez. Bu besinlerin tüketilmesi de baş ağrısına neden olabilir.

5. Migreni tetikleyen unsurlar: Kafeinli içecekler

– Kafein etkili bir uyarıcıdır. Bu nedenle baş ağrısını tetikler ve uykusuzluk gibi sorunlara neden olabilir. Kahve ve çay tüketimi günde 2 ya da 3 bardağı geçmemelidir.

6. Migreni tetikleyen nedenler: Peynir

– Migren baş ağrısına peynir tüketilmesi de neden olabilir. Fazla protein alınması beyinde tiramin ve serotonin seviyelerinin dengesizleşmesine neden olur.

– Peynir ve düğer süt ürünlerinin tüketilmesi önerilmez.

7. Migreni tetikleyen kokular: Güçlü kokular

– Migren hastalarına güçlü kokulardan uzak durmaları önerilir. Güçlü kokular beyinde kan akışının artmasına neden olur ve ağrıyı ağırlaştırır.

8. Migreni tetikleyen durumlar: Öğün atlamak

– Baş ağrısının temel nedenlerinden biri de aç kalınmasıdır. Öğün atlanması gün içerisinde migren ağrılarının tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle özellikle kahvaltının atlanmaması önerilir. Gün içerisinde atıştırmalık olarak sebze ve meyveler tüketilebilir.

9. Saç aksesuarlarının kullanılması

– Migren baş ağrısına saç aksesuarlarının kullanılması da neden olabilir. Saçlar çok sıkı toplanmamalıdır. At kuyruğu yapılması ya da çok sıkı topuz yapılması önerilmez.

10. Egzersizler

– Düzenli egzersiz sağlıklı yaşam için önerilir. Ancak yorucu egzersizler de baş ağrısına neden olabilir. Bu nedenle yürüyüş ve hafif tempolu gibi koşu gibi hafif egzersizler yapılabilir.

11. Hormon değişiklikleri

– Özellikle kadınlarda adet döneminde migren ağrıları oluşur. Bunun nedeni hormon değişiklikleridir. Hormonsal değişiklikler de migren ağrısını tetikler.

– Adet döneminin dışında başka bir hormonal sorun söz konusu olduğunda mutlaka tedavi edilmelidir.

12. Stres

– Stresten de uzak durulması gerekir. Stres kontrolü için yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri düzenli olarak yapılabilir.

13. Akupunktur

– Baş ağrısı durumunda akupunktur da kullanılan çözümlerden biridir. Enerji akışının sağlanması için vücudun bazı alanlarına iğne tedavisi uygulanır. Ancak bu tedavi uzman biri tarafından yapılmalıdır.

14. Masaj

– Alın bölgesine masaj yapılması kan akışının düzene girmesine yardımcı olabilir. Ayrıca sırt, boyun, omuzlara da masaj yapılabilir.

15. Gevşeme egzersizleri

– Zihinsel imgelem, derin nefes alma egzersizleri de baş ağrısının azalmasına yardımcı olabilir. Son derece rahatlatıcı olarak bu teknikler zihinsel rahatlama da sağlar.

16. Soğuk kompres

– Ağrının azalması için alın bölgesine soğuk kompres uygulanması önerilir. Soğuk, kan damarlarının büzüşmesine yardımcı olur ve kan akışını azaltır. Bu şekilde ağrı hafifler. Ancak uygulama 5 dakikadan fazla yapılmamalıdır. Belirli aralıklar ile tekrarlanabilir.

17. Nitritler ve nitratlardan kaçınmak

– Bazı besinler nitrit ve nitrat içeriği ile baş ağrısını tetikler. Özellikle alkol, peynir, çikolata, kafein gibi besinlerden uzak durulmalıdır.

Tüm bu çözümler migren ağrısının azaltılması için kullanılabilir. Beslenme düzenine dikkat edilmeli ve yeterli miktarda su tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Stresten uzak durulması önerilir. Ayrıca sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar da bırakılmalıdır.

Böbrek Temizliği Nasıl Yapılır: Böbrekleri Temizleyen Bitkiler

Böbrek Temizliği Nasıl Yapılır: Böbrekleri Temizleyen Bitkiler

böbrekleri temizleyen şifalı bitkiler

böbrekleri temizleyen şifalı bitkiler

Böbrekleri temizleyen şifalı bitkiler şunlardır:

Böbrekler nasıl temizlenir: Böbrekleri temizlemek için ne yapılmalı?

1. Böbrekleri temizleyen şifalı bitkiler: Karahindiba kökü:

– Karahindiba kökü etkili bir idrar söktürücüdür. İdrar üretimini teşvik eder ve vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırır.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı kurutulmuş karahindiba kökü

– 1 su bardağı sıcak su

– ½ çay kaşığı bal

Uygulanışı:

– Sıcak suyun içerisine kurutulmuş karahindiba yaprakları dökülür. Yaklaşık 5 dakika kadar demlenmesi beklenir. Daha sonra süzülür ve içerisine biraz bal eklenerek tüketilir. Günde birkaç bardak tüketilmesi önerilir.

2. Böbrekleri temizleyen besinler: Kereviz yaprakları:

– Kereviz yaprakları ve kökleri de eski çağlardan beri doğal diüretik özellikleri ile kullanılır. Böbreklerin temizlenmesini sağlarken aynı zamanda vücut için gerekli olan potasyum ve sodyum gibi besinler içerir.

Gerekli malzemeler:

– 2 adet kereviz

– Yarım bardak kereviz yaprakları

– 1 adet salatalık

– 1 adet havuç

Uygulanışı:

– Tüm malzemeler blenderdan geçirilir. Bu karışım düzenli olarak hafatda 2 ya da 3 kez tüketildiğinde böbreklerin temizlenmesini sağlar.

3. Böbrekleri temizleyen bitki: Hatmi kökü:

– Hatmi kökü de böbrek sağlığı için önerilen bitkilerden biridir. İdrar çıkışını artırır. Toksinlerin ve serbest radikallerin dışarı atılmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı kurutulmuş hatmi kökü

– 1 su bardağı kaynar su

Uygulanışı:

– Kaynar suyun içerisine kurutulmuş hatmi kökü eklenir. Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Süzülür ve içerisine biraz bal eklenerek tüketilir.

– Böbreklerin temizlenmesi için en az bir hafta boyunca düzenli olarak tüketilmelidir.

Not: Hamile kadınların bu çayı içmesi kesinlikle önerilmez.

4. Böbrekleri temizleyen gıdalar: Maydanoz:

– Maydanoz bağırsaklardaki istenmeyen ve tehlikeli bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda, idrar üretimini arttırır. Kilo vermede de son derece etkilidir.

Yöntem 1: Maydanoz çayı

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı maydanoz

– Bir bardak kaynar su

Uygulanışı:

– Bir bardak kaynar suyun içerisine maydanoz eklenir. Demlenmesi için yaklaşık 10 dakika kadar beklenir. Daha sonra süzülür ve tüketilir. Günde 2 bardak kadar tüketilebilir.

Yöntem 2: Detoks için maydanoz içeceği

Gerekli malzemeler:

– Çeyrek fincan maydanoz suyu

– ½ su bardağı su

– ¼ çay kaşığı bal

– ¼ çay kaşığı limon suyu

Uygulanışı:

– Tüm malzemeler karıştırılır ve suyun içerisine eklenir. Bir süre bekletilir ve süzülerek tüketilir. Yaklaşık 2 hafta boyunca düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Not: Bu uygulama kesinlikle hamile kadınlar tarafından yapılmamalıdır.

5. Böbrek temizleyen bitki: Zencefil:

– Zencefil sindirim sürecini geliştirir ve aynı zamanda vücudun zararlı mikroplardan kurtulmasına yardımcı olur. Böbrekleri temizler ve böbrek taşı oluşumunu engeller.

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı rendelenmiş zencefil

– 2 su bardağı kaynar su

– ½ çay kaşığı bal

– ¼ çay kaşığı limon suyu

Uygulanışı:

– Sıcak suya rendelenmiş zencefil eklenir. Yaklaşık en az 10 dakika demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve içerisine biraz limon suyu ya da bal eklenir. Her gün 2 bardak kadar tüketilmelidir. Yaklaşık bir kaç içerisinde böbreklerin temizlenmesine yardımcı olacaktır.

6. Böbrekleri hangi bitkiler temizler: Atkuyruğu:

– Atkuyruğu bitkisi böbreklerin temizlenmesine yardımcı olan bitkilerden biridir. Aynı zamanda doğal bir diüretiktir.

Gerekli malzemeler:

– 1 ila 3 çay kaşığı atkuyruğu

– 1 su bardağı sıcak su

Uygulanışı:

– Sıcak kaynar suya kurutulmuş at kuyruğu eklenir. Demlenmesi için yaklaşık 10 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde 2 bardak tüketilmesi önerilir. 1 hafta boyunca düzenli olarak tüketildiğinde böbreklerdeki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar.

7. Böbrekleri hangi bitki temizler: Isırgan otu:

– Isırgan otu idrar söktürücü özellikler içerir. Genel sağlık için etkili olduğu kadar böbrek sağlığını da korur.

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı kurutulmuş ısırgan yaprağı

– 1 su bardağı sıcak su

– Çeyrek çay kaşığı tarçın

Uygulanışı:

– Bir bardak kaynar suyun içerisine ısırgan yaprakları eklenir. 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve içerisine tarçın eklenerek tüketilir. Her gün 2 bardak kadar tüketilmesi önerilir.

Not: Bu karışım kan inceltici özellikler içerir. Bu nedenle herhangi bir kan ilacı kullanılıyorsa uygulanmaması gerekir. Doktora danışılarak kullanılması gereken bir karışımdır.

8. Böbrek temizleyen besinler: Karpuz suyu:

– Karpuz potasyum açısından son derece zengin bir besindir. Aynı zamanda su içeriği de fazladır. Vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Böbrekleri temizler.

Gerekli malzemeler:

– 2 ya da 2 bardak karpuz suyu

– 1 adet limon

– ¼ çay kaşığı bal

Uygulanışı:

– Karpuz suyu ile 1 adet limon suyu karıştırılır. İçerisinde bal eklendikten sonra tüketilir. Her gün düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

9. Pancar suyu:

– Pancar suyu genel sağlık için faydalı olan antioksidanlar içerir. İdrar söktürücü özelliklere sahiptir. Böbrek sağlığının korunmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– Büyük soyulmuş pancar

– Taze soyulmuş zencefil

– 2 ila 3 adet buz küpü

Uygulanışı:

– Tüm malzemeler karıştırılır. Buz küpleri ile birlikte suyun içerisine eklenir ve tüketilir. Düzenli olarak tüketilmelidir.

10. Limon suyu:

– Limon suyu C vitamini ve sitrik asit açısından son derece zengindir. Böbrek taşı oluşumunu engeller.

Gerekli malzemeler:

– 3 ila 4 adet limon

– ½ bardak soğuk su

– ¼ çay kaşığı bal

Uygulanışı:

– Soğuk suya taze limon suyu eklenir. İçerisine bal da eklendikten sonra tüketilir. Düzenli olarak tüketilmesi böbreklerin temizlenmesine yardımcı olur.

11. Turp:

– Turp harika bir detoks malzemesidir. Safra kesesi ve karaciğer sorunlarının azaltılmasını sağlar. Böbrek sorunlarının engellenmesinde de son derece etkilidir.

Gerekli malzemeler:

– 1 su bardağı doğranmış turp

– Yarım kereviz

Uygulanışı:

– Tüm malzemeler yıkanır. Ardından blenderdan geçirilir ve düzenli olarak tüketilir. Böbreklerdeki birikmiş atıkların vücut dışına atılmasına yardımcı olur.

12. Kızılcık suyu:

– Kızılcık suyu idrar yolları enfeksiyonlarında önerilen bir çözümdür. Üriner sistemdeki rahatsızlıkları azaltır. Ayrıca böbrek taşı oluşumunu da azaltır.

Gerekli malzemeler:

– 500 mg dondurulmuş kızılcık

– 1 litre su

– 2 tatlı kaşığı şeker

Uygulanışı:

– Kızılcık yıkanır ve su içerisinde kaynatılır. Daha sonra süzülür ve tüketilir. Tat katmak için içerisine şeker de eklenebilir.

13. Havuç ve salatalık suyu:

– Havuç ve salatalık suyu karışımı da böbreklerin temizlenmesine yardımcı olur. Bu besleyici karışım vücuttaki tüm toksinlerin dışarı atılmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 2 adet havuç

– 1 adet salatalık

Uygulanışı:

– Havuç ve parçalar halinde doğranan salatalık blenderdan geçirilir. Düzenli olarak her gün tüketilir.

14. Böbrekler için özel karışım:

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı limon suyu

– 2 çay kaşığı elma sirkesi

– 1 bardak su

Uygulanışı:

– Bir bardak suya tüm malzemeler eklenir ve iyice karıştırılır. Bu karışım 2 günde 1 düzenli olarak tüketilmelidir.

Hindistan Cevizi Yağı Neye İyi Gelir: Hindistan Cevizi Yağının Faydaları

Hindistan Cevizi Yağı Neye İyi Gelir: Hindistan Cevizi Yağının Faydaları

hindistan cevizi yağının faydaları

hindistan cevizi yağının faydaları

Hindistan cevizi yağı sağlıklı yağlar arasındadır. Birçok faydası vardır. Genel sağlığın korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda cilt ve saç sorunları için de önerilir. Hindistan cevizi yağının yararları şunlardır:

Hindistan cevizi yağı nelere iyi gelir: Hindistan cevizi yağı faydaları

Hindistan cevizi yağı ve kalp sağlığı

– Hindistan cevizi yağı doymuş yağlar içerir. Bu içeriği ile kalp sağlığının korunmasını sağlar. Ayrıca içerisindeki laurik asit ile kalp damarlarını korur. Kan basıncı seviyesini düşürür. Damar sağlığının da korunmasını sağlar.

Hindistan cevizi yağının cilde yararları

– Hindistan cevizi yağı cilt bakımında yaygın olarak kullanılır. Cildin nemli kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cildi besler. Cilt hücrelerinin kendi kendini onarmasına yardımcı olur. Özellikle cilt lekeleri ve cilt yaraları için önerilir.

– Hindistan cevizi cilde düzenli olarak uygulandığında kırışıklık oluşmasını engeller. Cilt esnekliğini korur. Aynı zamanda cildin daha parlak ve canlı görünmesine de yardımcı olur. Ciltte dökülmeyi engeller.

– Hindistan cevizi içeren krem ve losyonlar da düzenli olarak kullanılabilir.

Hindistan cevizi yağının saça faydaları

– Hindistan cevizi yağı da saç sağlığı için kullanılabilir. Anti bakteriyel özellikleri ile saçlardaki bakterileri öldürür. Kepek sorununu engeller ve saç diplerini nemlendirir. Ayrıca saç uçlarındaki kırıkların azalmasına yardımcı olur.

Hindistan cevizi yağı bağırsak ve sindirim sistemi ilişkisi

– Hindistan cevizi yağı anti bakteriyel özellikleri ile sindirim sistemindeki mantarlar, parazitler, bakteriler ile mücadeleye yardımcı olur. Düzenli olarak tüketildiğinde gıdaların sindirimini hızlandırır ve gıdalardaki minerallerin ve vitaminlerin emilimini kolaylaştırır. Toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırır.

Hindistan cevizi yağı ile zayıflama

– Hindistan cevizi yağı aşırı kilolardan kurtulmaya yardımcı olur. Yağların yakılmasını hızlandırır. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırır. Sindirimi kolaylaştırdığı için kilo verme sürecini olumlu etkiler. İştahın kontrol altına alınmasını sağlar.

Hindistan cevizi yağı ve enfeksiyon tedavisi

– Hindistan cevizi yağı enfeksiyonla mücadelede son derece etkilidir. Anti bakteriyel özellikleri ile vücuttaki bakterileri öldürür. Özellikle yaralar, kesikler, yanıklar ve deri enfeksiyonlarında son derece etkilidir. Saçkıran, ayak mantarı ve sivilce tedavisinde de önerilir. Ciltteki iltihabı azaltır.

Hindistan cevizi yağı ve bağışıklık sistemi

– Hindistan cevizi yağı düzenli olarak kullanıldığında bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Hastalıklara karşı koruma sağlar. Vücuttaki virüs, bakteri ve enfeksiyonlar ile mücadele eder. Soğuk algınlığı ve gribin yanı sıra alerjik reaksiyonları da engeller. Vücudun daha dirençli olmasını sağlar.

Hindistan cevizi yağı ve antioksidanlar

– Hindistan cevizi yağı güçlü antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar vücuttan toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırır. Cildin erkenden yaşlanmasını önler. Genel sağlığın korunmasını sağlar.

Hindistan cevizi yağı ve stres

– Hindistan cevizi yağı stres ve kaygının azaltılmasına yardımcı olur. Bedeni ve zihni dinlendirir. Bu yağ ile tüm vücuda düzenli olarak masaj yapılabilir. Alternatif olarak ılık su dolu küvete bir fincan Hindistan cevizi yağı eklenir. 20 dakika kadar bu suyun içerisinde beklenir. Stresin azaltılması için her gün düzenli olarak yapılabilir. Anksiyete ve depresyon tedavisi için de önerilir.

Hindistan cevizi yağı ve yemek

– Hindistan cevizi yağı yemekleri pişirmek için de kullanılabilir. Sağlıklı yağ asitleri ile vücutta yağ oluşumunu engeller. Kalp ve damar sağlığının korunmasını sağlar.

Hindistan cevizi yağı beslenme düzenine mutlaka eklenmelidir. Cilt ve saç sağlığı için topikal olarak da uygulanabilir. Cildi ve saç diplerini nemlendirdiği için cilt kuruluğunu ve kepe sorununu engeller. Hindistan cevizi yağının yanı sıra Hindistan cevizi sütü de aynı derece faydalıdır. Aynı şekilde Hindistan cevizi yanı gibi kullanılabilir.

Osteoporoza Ne İyi Gelir: Osteoporoz İçin Bitkisel Tedavi

Osteoporoza Ne İyi Gelir: Osteoporoz İçin Bitkisel Tedavi

osteoporoz için bitkisel tedavi

osteoporoz için bitkisel tedavi

Osteoporoza iyi gelen besinler ve osteoporoz için doğal çözümler şunlardır:

Osteoporoz nasıl önlenir: Osteoporoza bitkisel çözüm:

1.) Osteoporoza iyi gelen besinler: Susam

– Susam içerdiği enzimler ile kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda D vitamini de içerir. Mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

2.) Osteoporoza iyi gelen yiyecekler: Kalsiyum

– Kalsiyum tüketiminin mutlaka artırılması önerilir. Bu besin öğesi osteoporoz belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olur.

– Özellikle süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi önerilir.

3.) Osteoporoz iyi gelen besinler: Muz

– Muz içerisindeki potasyum ve diğer enzimler ile osteoporoz tedavisinde önerilir. Kemik yapısının korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda eklem sağlığının da korunmasını sağlar.

4.) Osteoporozu önlemenin yolları: Fosfor ve D vitamini

– Fosfor ve D vitamini bol miktarda tüketilmelidir. Özellikle balık ve lifli besinler beslenme düzenine eklenmelidir.

5.) Osteoporoz için ne yemeli: K vitamini

– K vitamini kemiklerin yoğunluğunu artırmaya yardımcı olur. Bu nedenle mutlaka K vitamini açısından zengin besinlerin tüketilmelidir.

6.) Osteoporoz ve beslenme: Soya ürünleri

– Süt ve süt ürünleri yerine soya ürünleri de tüketilebilir. Bu besinler kemik sağlığının korunmasına yardımcı olacaktır.

7.) Osteoporoz için egzersizler

– Osteoporoz tedavisi için düzenli olarak egzersiz yapılması önerilir. Ancak hafif ve orta düzeydeki egzersizler yapılmalıdır. Ayrıca kemik hastalıkları söz konusu ise doktora danışılmadan egzersiz yapılmaması önerilir.

8.) Sigara

– Kemik sorunlarının azaltılması için sigara kesinlikle içilmemelidir. Sigara içilmesi vücutta toksinlerin birikmesine neden olarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

9.) Yağ uygulamaları

– Yağ uygulamaları da kemik ve eklem sağlığının korunmasına yardımcı olur. Biraz zeytinyağı ya da hindistan cevizi yağı ısıtılır. Ardından bu yağ ile etkilenen vücut bölgelerine masaj yapılır.

10.) Osteoporoza iyi gelen bitkiler: Karahindiba çayı

– Kemiklerin yoğunluğunu artırmak için karahindiba çayı da içilebilir.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine karahindiba çayı eklenir. Bir süre demlenmesi beklendikten sonra süzülerek tüketilir. İçerisine biraz bal da eklenebilir. Her gün 2 yad a 3 kez düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

11.) Yoğurt

– Yoğurt kalsiyum açısından son derece zengindir. Bu içeriği ile kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur.

– Bir kase yoğurt her gün düzenli olarak tüketilebilir.

12.) Fıstık ezmesi

– Fıstık ezmesi sağlıklı yağların yanı sıra magnezyum da içerir. Bu içeriği ile genel sağlığın korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kemik ve eklem sağlığını korur.

– Her sabah az miktarda fıstık ezmesi düzenli olarak tüketilebilir.

13.) Tofu

– Tofu da kemik sağlığının korunmasına yardımcı olduğu beslenme düzenine eklenmesi önerilen besinler arsındadır.

14.) Ananas suyu

– Ananas suyu vücut için gerekli olan manganez içerir. Manganez yetersizliği de osteoporoz belirtilerinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle her gün düzenli olarak ananas suyu ya da ananas tüketilmesi önerilir.

15.) Sirke

– Sirke de osteoporoz hastalarına önerilir. Mutlaka salata ve yemeklere eklenmesi önerilir.

16.) Portakal suyu

– İçerdiği yüksek miktarda C vitamini ile portakal suyu da düzenli olarak tüketilebilir. Kemik sağlığının korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda bağışıklığı da güçlendirir.

17.) Osteoporoz için şifalı bitkiler: Yeşil yapraklı sebzeler

– Yeşil yaprakları sebzeler de beslenme düzenine mutlaka eklenmelidir. Özellikle ıspanak, lahana, marul ve karalahana gibi sebzelerin tüketilmesi önerilir.

18.) Süt

– Her gün bir bardak süt içilmesi kemik ve eklem sağlığının korunmasına yardımcı olur.

19.) Brokoli

– Brokoli genel sağlık açısından son derece faydalı bir besindir. Aynı zamanda içerisindeki K vitamini ile kemik sağlığının korunmasını sağlar.

Kemik ve eklem sağlığının korunması için tüm bu çözümler düzenli olarak uygulanabilir. Ayrıca düzenli olarak muayene gidilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu hastalık tedavi altına alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.