Sivilce Lekeleri Tedavisi Dermaroller Yöntemi: Dermaroller Sivilce Tedavisi

Sivilce Lekeleri Tedavisi Dermaroller Yöntemi: Dermaroller Sivilce Tedavisi

Dermaroller sivilce tedavisi

Dermaroller sivilce tedavisi

Sivilce izleri kisti ve iltihaplı sivilceler nedeni ile oluşur. Bu izler ciltte kalıcı izlere neden olurken aynı zamanda cildin renk dengesinin bozulmasına neden olur. Bu lekelerin giderilmesi için kozmetik ürünlerden faydalanılır. Ancak kozmetik ürünler yeterli tedaviyi sağlamayabilir. Bu durumda estetik çözümlere başvurulur. Sivilce izlerini etkili bir şekilde tedavi eden yöntemlerden biri de dermoller yöntemidir.

Dermaroller akne ve akne izlerini tedavi etmede en etkili çözümdür. Dermatolojik alanda oldukça sık kullanılır. Sadece sivilce izlerini geçirmekle kalmaz. Ayrıca genel cilt tonunu ve dokusunu geliştirmeye de yardımcı olur.

Dermaroller ne işe yarar: Dermaroller yararları:

– Dermaroller üst etrafı keskin ve ince iğnelere sahip olan silindir şeklindeki bir alettir. Neştersiz estetik teknikleri içerisinde en etkilisi olarak bilinir. Bu iğneler sayesinde mikro iğnelemeler ile cilt hücrelerinin onarılmasını sağlar. Cilt hücrelerinin çoğalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cildin daha fazla kolajen üretmesini sağlarken elastin liflerinin üretilmesine yardımcı olur.

– Dermaroller epidermis kalınlığını artırmak için etkili şekilde çalışmaktadır. Cilt dokusunun güçlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda kırışıklıkları azaltır. Genellikle sivilce lekelerinin neden olduğu renk tonu bozuklukları için de önerilir.

– Lazer tedavisi ya da IPL tedavisinin aksine termal ısı ile çalışmaz. Dermaroller, deri üzerinde tamamen güvenlidir. Bu nedenle, tüm cilt tiplerinde kullanılabilir.

Dermaroller nasıl uygulanır?

– Dermaroller yönteminde üzerinde 200 adet titanyumdan yapılmış iğneler bulunan bir cihaz kullanılır. Bu cihaz sorunlu cilt alanlarına uygulanır. Cilde temas eden iğneler cildin alt tabakasında bulunan cilt sorunlarını da azaltır. Uygulama sırasında açılan kanallar sayesinde uygulanan serumlar alt tabakalara kadar nüfuz eder.

– Dermaroller öncesi cilt hafifçe temizlenerek uygulamaya hazırlanır. Gözenekleri açmak için buhar da kullanılabilir. Ardından gerekli ise cilde tonik uygulanır. Uygulama öncesi acı hissini yok etmek için hafif bir anestezi de kullanılır.

Dermaroller cilde faydaları ve avantajları:

– Dermaroller cilt yenileme için kullanılabilir. Ayrıca ciltteki sorunların azaltılmasına yardımcı olur. Dermaroller cilt bakımı sivilce izleri için etkili olduğu kadar pek çok sorunla mücadeleye de yardımcı olur.

– Kellik ve saç dökülmesi, çatlak tedavisi, göz altı morlukları, kırışıklık tedavisi, yanık ve yara izi tedavisi için de kullanılmaktadır.

– Dermaroller yöntemi yan etkileri çok az ya da hiç görülmez.

– Dermaroller tedavisi zaman alıcı değildir. Etkili sonuçları hemen fark edilir.

– Bu yöntemde kullanılan iğneli cihazlar cilt için zararlı değildir. Cilt yapısına zarar vermez. Yüz bölgesinin yanı sıra vücudun diğer alanlarına da uygulanabilir.

– Dermaroller tedavisi pahalı bir cihaz değildir. Sivilce izleri tedavisinde kullanılan diğer pahalı tedaviler ile karşılaştırıldığında tedavi maliyeti daha azdır.

– Sivilce izlerini azaltırken aynı zamanda cilt tonunu dengeler.

Dermaroller kimlere uygulanmaz?

– Dermaroller tedavisi her cilt tipine uygundur. Ancak bazı kişilere uygulanması önerilmez. Şu durumlarda kesinlikle uygulanması önerilmez:

+ Aktif cilt enfeksiyonları

+ Kanın pıhtılaşma sorunları

+ Kronik deri enfeksiyonları

+ İltihaplı sivilce sorunu

+ Sedef hastalığı

+ Egzama

+ Siğiller ya da benlerin yoğun olması

+ Açık cilt yaraları

+ Ciltte su toplaması durumu

+ Kronik cilt döküntüleri

+ Kanamalı sivilceler

Dermaroller ne kadar süre kullanılır: Dermaroller ne kadar sıklıkla kullanılır?

– Dermaroller tekniğinde her seans yaklaşık 10 ila 15 dakika sürer. Ayda 1 kez yapılması önerilir. Ancak seans sıklığı cilt uzmanı tarafından belirlenir.

– Tedavi sonrasında cilt güneşten korunmalıdır. Bu nedenle güneş koruyucu kremler kullanılabilir. Yine doktora danışılarak kullanılması önerilir.

Sivilce Lekeleri Tedavisi Alüminyum Oksit Yöntemi: Mikro Peeling Nedir?

Sivilce Lekeleri Tedavisi Alüminyum Oksit Yöntemi: Mikro Peeling Nedir?

Sivilce lekeleri tedavisi alüminyum oksit yöntemi

Sivilce lekeleri tedavisi alüminyum oksit yöntemi

Sivilce izleri son derece rahatsız edici estetik bir sorundur. Bu sorunun azaltılması için kozmetik ve doğal çözümlerin yanı sıra anında çözüm için estetik yöntemler uygulanır. Bu yöntemler içerisinde en etkili yöntemlerden biri de mikropeeling yöntemidir. Bu teknik mikrodermabrazyon olarak da bilinir. Mükemmel sonuçlar alınmasını sağlayan bu yöntem ciltte renk bozuklukları, sivilce, yara izleri ve kırışıklıkların giderilmesini sağlar. Cilt yenileme tedavileri içinde en etkili çözümlerden biridir.

Mikro peeling alüminyum oksit tedavisi kimlere uygulanır?

– Kırışıklıklar ve yaşlanma nedeni ile ciltte oluşan sarkmalar

– Ciltte ton dengesizlikleri

– Gözeneklerin büyümesi

– Hormonal sorunlar nedeni ile oluşan cilt sorunları

– Sivilce izleri

– Doğum izleri

– Yara izleri

– Travmatik ve cerrahi müdahale sonrası oluşan yaralar

– Derin ya da yüzeysel dövmeler

Micro peeling nasıl yapılır:

– Mikrodermabrazyon, cildin ölü deri hücrelerden kurtulmasına yardımcı olan bir cilt yenileme tekniğidir. Epidermisteki ölü deri hücrelerin atılmasına yardımcı olurken aynı zamanda alt katmanlardaki ölü hücreleri de emer. Cildin daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlar.

– Güneş hasarı, akne eğilimli ve lekeli ciltlerde kullanılır. Ayrıca ince kırışıklıkları azaltırken gözeneklerin görünümünü düzenler. Gözeneklerin tıkanmasını engeller.

– Ciltteki sivilce sorununu azaltmak için kimyasal ya da mekanik peeling yöntemleri uygulanır. Her iki yöntem de cilt yapısının gelişmesini sağlar. Mikropeeling, mikrokristaller ile alüminyum oksit kullanarak uygulanan bir yöntemdir.

– Alüminyum oksit ve kristallerin uygulandığı bu yöntem soğuk uygulamalar ile birlikte yapılan ağrısız bir yöntemdir. Uygulama öncesi cilde lokal anestezi uygulanabilir. Cilt yüzeyine temas ettirilen mikro-kristaller epidermis tabakasının soyulmasını ve canlı cildin ortaya çıkmasını sağlar.

– Bu yöntemde tedavi edilecek alana göre işlem süresi yaklaşık 1 saattir.

Mikro peeling zararları ve riskleri:

– Bu yöntemde genellikle herhangi bir risk yoktur. Ancak hassas ciltlerde dikkatli yapılması gereken bir işlemdir. İltihaplı sivilce durumunda bu tedaviden kaçınılmalıdır.

– Yan etki olarak uygulama sonrasında ciltte kızarıklık oluşabilir. Ancak bu durum en fazla 1 saat sürer. Eğer uygulama cildin alt katmanlarını da kapsayacak şekilde yapıldıysa bu kızarıklıklar 4 ila 5 gün kadar geçmeyebilir.

– Bu tedavi ile 2 ila 3 haftalık aralıklarla uygulama gerçekleştirilir. Genellikle 6 ila 10 seans gerekmektedir.

Mikro dermabrazyon sonrası bakım:

– Uygulama sonrasında cilt güneşe karşı korunmalıdır. En az SPF 30 faktör güneş koruyucu ve losyonlar kullanılmalıdır. Güneşe maruz kalınması ciltte iz kalmasına neden olabilir. Özellikle ilk 5 ila 7 gün güneşe çıkılması önerilmez.

– Cilt bakımı için kullanılacak ürünler konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır.

– Yüksek kaliteli nemlendiriciler kullanılabilir. Bu kremler iyileşme sürecinin hızlanmasını sağlar.

– Genel olarak, cildin yenilenmesi 5 ila 8 gün içinde gözle görülür sonuçlar verir.

– Uygulama sonrası olası ağrıların azaltılması için ağrı kesiciler kullanılabilir. Şişlikler de oluşabilir. Bu şişliklerin azaltılması için ise doktora danışılarak buz kompresi uygulanabilir.

– Enfeksiyon oluşmasını önlemek için ve kabuklanmadan kurtulmak için günde birkaç kez cilt temizlenebilir.

– Vazelin gibi güçlü nemlendiriciler de kullanılabilir. Ancak mutlaka doktora danışılmalıdır.

– Eğer kişide herpes simpleks virüsü yani uçuk daha önceden yaşanmışsa olası uçuk durumlarını önlemek için doktor anti viral ilaçlar da verilebilir.

Dermabrazyon ve alüminyum oksit yöntemi cildin üst katmanındaki hasarı ve bozuklukları gidermek için kullanılır. Bu tedavi alanında uzman kişilerce yapılmalıdır. Ayrıca uygulama öncesi tekniğin artı ve eksileri konusunda doktor ile konuşulmalı, yöntemin kişi için uygun olup olmadığı iyi analiz edilmelidir.

Fraksiyonel Lazer: Fraksiyonel Lazerin Faydaları

Fraksiyonel Lazer: Fraksiyonel Lazerin Faydaları

Fraksiyonel lazer

Fraksiyonel lazer

Fraksiyonel lazer tedavisi cildin bir kısmını hedef alan estetik bir çözümdür. Mikroskobik bölgelere binlerce bölünmüş lazer ışını aktaran bu teknik ciltteki güneş hasarını en aza indirmek ve yaşılık belirtilerini azaltmak için kullanılır. Ablatif lazer tedavileri epidermis (yüzey deri hücreleri) bölgeyi etkilerken fraksiyonel lazer gibi non-ablatif tedaviler ise daha alt cilt katmanlarını, dermal bölgedeki kollajen yapısını etkiler.

Fraksiyonel lazer ne işe yarar?

Fraksiyonel lazer tedavisi şu durumlarda kullanılır:

– Yüzde ince çizgi ve kırışıklıklar

– Ciltteki güneş hasarı ve yanıklar

– Cilt pigmentasyonu

– Yaşlılık lekeleri

Fraksiyonel lazer tedavisi melazma gibi pigmentasyon bozukluklarının tedavisinde de önerilmektedir. Ancak tedavinin kendisi de başarılı uygulanmadığında silik izlere neden olabilir. Fraksiyonel lazer tedavisi vücudun herhangi bir yerinde kullanılabilir. Ancak genellikle boyun, göğüs ve ellerde kullanılır.

Fraksiyonel lazer tedavisi tüm cilt tipleri ve hastalarda kullanılabilir. Ancak teknikler hastanın yaşı, cilt tipi, güneşe maruz kalma sıklığı ve vücut yerine göre değişebilir. Fraksiyonel lazer tedavisi cerrahi ve diğer cilt bakımı ile kombine edilerek de kullanılabilir.

Fraksiyonel lazer nasıl yapılır: Fraksiyonel lazer nasıl etki eder?

– Fraksiyonel lazer tedavisinin nasıl çalıştığını anlamak için öncelikle cilt yapısının nasıl çalıştığına bakılmalıdır. Cilt 3 tabakadan oluşur, epidermis (üst katman), dermis (orta tabaka) ve subcutis (düşük yağ tabakası). Epidermis deriye rengi veren melanositler olarak adlandırılan pigment üreten hücrelerden oluşur. Dermis ise cilde esneklik ve kolajen sağlayan elastin liflerden oluşur.

– Vücut yaşlandıkça cildin görünümünü ve özelliklerini değiştirebilir. Cilt lekeleri daha görünür hale gelir. Bunun nedeni epidermis tabakasının incelmesidir. Dermiste kollajen yavaş yavaş azalır. Bu da ciltte kırışıklıklara ve sarkmalara neden olur.

– Fraksiyonel lazer tedavisi epidermis ve dermis tabakalarının her ikisini de hedefler. Lazer ışınları deri içinde binlerce bölünmüş alanlara gönderilir. Her alanda bulunan eski epidermal pigmentli hücreler atılır ve dermis kollajenlerinin artması sağlanır. Lazer ışınları cildin esnekliğini geri kazanmasını sağlar.

Fraksiyonel lazer nasıl uygulanır?

– Fraksiyonel lazar tedavisi sırasında ağartma kremi ya da tedavi öncesi peeling işlemlerine gerek duyulabilir.

– Tedavi öncesi ciltteki tüm makyaj temizlenmelidir. Su ve sabunla cilt iyice yıkanmalıdır.

– Herpes yani uçuk durumunda tedavi ertelenir.

– Tedavi öncesi lazerin verdiği acı hissini azaltmak için bir anestezik krem uygulanabilir. Bu kremin etkili olması yaklaşık 45 ila 60 dakika sürer.

Fraksiyonel lazer sonrası ne yapılmalı?

– Tedavi sonrasında cilde sürülen jeller yıkanır.

– Hastalar işlem sonrası yaklaşık bir saat kadar hafif güneş yanığı hissi yaşayabilir.

– Şişlikler oluşabilir. Ancak bu durum 2 ila 3 gün içerisinde geçer.

– Cilt 3 ila 5 gün boyunca pembemsi olabilir.

– 24 saat içinde yeni epidermal deri gelişir. Bununla birlikte ciltte kuruluk oluşabilir. Cilt kuruluğunu azaltmak için doktora danışılarak nemlendiriciler kullanılabilir.

– Tedavi sonrası cilt günde 2 kez su ve sabun ile durulanmalıdır. Ardından cilde vazelin uygulanabilir.

– İyileşme aşamasında ve tedaviden sonra birkaç ay uygulama yapılan alanlara 50 faktör ve üzeri güneş losyonları uygulanmalıdır.

– Tedavi birkaç seans yapılabilir. Ancak bu seans aralıkları doktor tarafından belirlenir.

– Tedavi sonrası en iyi sonuçları görmek için üç ya da dört aylık bir süre gerekir. Anında bir değişim olmayacağı unutulmamalıdır.

Fraksiyonel lazerin zararları ve fraksiyonel lazerin yan etkileri:

– Fraksiyonel lazer tedavisi çoğu hastada bir yan etkiye neden olmaz. Çoğu hasta ertesi gün rutin hayatına geri dönmektedir.

Özellikle boyun üzerinde uygulanan tedavilerin yan etkileri ve komplikasyonları şunlardır:

– Ciltte kabuklanma

– Tedaviden sonra 1 haftadan daha uzun süre şişlikler

– Koyu tenli kişilerde tedavi sonrasında cilt tonu dengesizliği

– Uçuk ya da mantar lezyonları

– Kontakt dermatit

Burun Eğriliği Nasıl Düzelir: Burun Eğriliği Düzeltme Ameliyatı

Burun Eğriliği Nasıl Düzelir: Burun Eğriliği Düzeltme Ameliyatı

Burun eğriliği düzeltme ameliyatı

Burun eğriliği düzeltme ameliyatı

Burun eğriliği doğuştan ya da sonradan oluşan travmalar ve darbeler sonucu olur. Burundaki deformitelerin ortadan kaldırılması için burun eğriliği ameliyatı yapılmaktadır. Günümüzde burunla ilgili estetik sorunlar için başvurulan bu ameliyatlarda büyük oranda başarı sağlanmaktadır.

Burun ameliyatı öncesi hazırlıklar:

– Burun ameliyatı, deviasyon olarak da bilinir. Bu ameliyat öncesinde doktor ilk olarak hastanın burun ve yüz analizini yapar. Bu analizlerde burun ucu ve burun ekseninin nasıl düzeltileceği ve ne gibi işlemler gerektiği konusunda değerlendirmeler yapılır. Nasal kanalların gereken açıklıkta olması ve daha kolay nefes alınabileceği şekilde burun konumu yeniden saptanır. Bilgisayar ortamında hastanın burnunun yeni görüntüsü de gösterilir.

Burun eğriliği ameliyatı nasıl olur:  Burun eğriliği ameliyatı nasıl yapılır

– Burun eğriliği ameliyat için lokal anestezi ya da genel anestezi yani narkoz uygulanır. Ancak doktorun daha rahat çalışabilmesi için genellikle narkoz kullanılır.

– Burun mukozasında eğrilik olan alanlarda içeriden kesikler yapılır. Burun ekseni düz bir şekilde konumlandırılır. Gerekirse kıkırdak yapıdaki çıkıntılar alınır ve burun ucu deformitesi düzeltilir.

– Düzeltmelerden sonra burun içerisindeki kesiler dikilir ve özel bir atel takılır. Bu atel burun şeklinin desteklenmesini sağlar ve iyileşme sürecinde kullanılır.

Burun kemiği eğriliği ameliyatı riskleri:

– Burun estetiği ameliyatlarında herhangi bir ameliyatta olduğu gibi anesteziye karşı aşırı reaksiyon riski vardır. Ayrıca göz tahrişi, ameliyat sonrası ağrı, yara enfeksiyonu gibi istenmeyen etkiler de görülebilir.

– Operasyon öncesi riskler konusunda mutlaka doktor ile konuşulmalıdır.

Burun eğriliği ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler:

– Burun eğriliği ameliyatı sonrası iyileşme genellikle birkaç hafta sürer. Ancak atel bir hafta sonra kaldırılır. Morarma ve şişlikler göz altına yayılır. Bu yan etkiler ise yaklaşık 2 hafta sonra geçer.

– 3 ya da 4 ay kadar buruna dikkat edilmelidir. Darbe ve çeşitli travmalardan sakınılmalıdır. Fiziksel aktivitelere ameliyattan 2 ika 3 hafta sonra dönülebilir.

– Burun eğriliği ameliyatının kesin sonuçları 1 ila 1,5 sene sonra tam olarak görülür. Bu süre tam iyileşme süresidir.

Burun kemiği eğriliği ameliyatı sonrası ağrı:

– Burun eğriliği ameliyatı sonrasında ağrı olması muhtemeldir. Bu nedenle doktor genellikle ağrı kesiciler reçete eder. Ancak aspirin ya da benzeri kan sulandırıcı ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Aksi halde kanama olabilir.

– Ameliyat sonrasında narkoz alındıysa ilk 24 saat içerisinde daha çok sıvı alınması önerilir. Yumuşak ve sulu besinler tüketilebilir. Ayrıca hapşırmaya neden olabilecek baharatlı gıdalardan da uzak durulmalıdır.

– Ameliyat sonrasında fiziksel aktiviteler ve egzersizler yapılmamalıdır. Egzersiz kan akışını artıracağı için burun kanamasına neden olabilir.

– Burun ameliyatlarından sonra en sık görülen belirti dudak kuruluğudur. Bunun nedeni burun kanalları kapalı olduğu için ağızdan nefes alınmasıdır. Dudak kuruluğunun azaltılması için vazelin gibi dudak nemlendirme kremleri kullanılabilir.

– Burun ameliyatlarından sonra uçak seyahatlerinin de yapılması önerilmez. Eğer yapılmak zorunda ise uçuştan önce ve uçuş sırasında burun nemlendirici damlalar kullanılabilir.

– Ameliyatın ilk haftası burun sümkürülmemelidir. Eğer burun içerisinde kan ya da mukus birikiyorsa yavaşça genze doğru çekilir ve tükürülür.

– Burun ameliyatlarından sonra burunda mukusla karışık kan olması normaldir. Bu durum 1 hafta kadar devam edecektir. Ancak daha uzun sürüyorsa ya da yoğun kanamalar varsa doktora danışılmalıdır. Akıntı için buruna herhangi bir şey sokulmamalıdır. Eğer burun kanallarında kurumuş kan pıhtıları varsa ucu oksijenli su ile ıslatılan bir pamuk topu ile bu pıhtılaşmalar nazikçe temizlenebilir.

Burun eğriliği ameliyatı kaç günde iyileşir?

– Burun eğriliği düzeltme ameliyatı 1 ay içerisinde iyileşmeye başlasa da tam iyileşme ve en iyi görünüm 6 hafta sonra oluşur.

Yüz Gerdirme Ameliyatı: Yüz Germe Ameliyatı

Yüz Gerdirme Ameliyatı: Yüz Germe Ameliyatı

Yüz germe ameliyatı

Yüz germe ameliyatı

Yaşla birlikte cilt yapısı esnekliği kaybeder. Bunun sonucunda ise ciltte kırışıklıklar ve sarkmalar oluşur. Sarkma ve kırışıklıkları yok etmek için en kalıcı çözüm estetik çözümlerdir. Günümüzde kırışıklık gidermek için yüz gerdirme ameliyatları oldukça sık yapılmaktadır.

Yüz germe ameliyatı nasıl yapılır?

– Yüz gerdirme ameliyatı için genel anestezi ya da lokal anestezi kullanılır. Bu seçenek gerilen alanın büyüklüğüne ve kırışıklıkların yoğunluğuna göre değişir. Lokal anestezi ile birlikte hastaya sakinleştirici de verilir.

– Sakinleştirici ya da anestezi sonrasında cerrah kulağın ön etrafından başlayarak gerilecek alanı çevreleyen deride kesiler gerçekleştirir. Gerekli görülüyorsa kas ve dokuların altına dolgu maddesi de konabilir. Cilt gerdirilerek kesi yapılan alanlardan dikilir. Bu kesiler kırmızı bir görüntüye neden olsa da bir süre sonra geçer. Ayrıca kesiler genellikle saç çizgisi boyunca ya da görünmeyecek alanlardadır.

– Ameliyat sırasında yapılan kesiler çoğu zaman kulağa yakın alanlara yapılsa da bazı durumlarda gz kapağı çevresinde ya da dudak altında görünmeyecek şekilde de yapılabilir.

– Boyun ve çene germe ameliyatlarında ise kesi kulak memesi önünde başlar ve kafa derisi ya da kulak arkasına kadar devam edebilir.

Yüz germe ameliyatı kaç saat sürer?

– Yüz germe ameliyatı genellikle birkaç saat sürer. Genellikle gün sonunda hasta taburcu edilir. Ancak bazı durumlarda kesikler çoksa ve ameliyat daha uzun sürdüyse bir gece hastanede kalmak gerekebilir.

Yüz germe ameliyatından sonra  ne yapmalı: Yüz germe ameliyatı sonrası yapılması gerekenler:

– Yüz germe ameliyatı sonrası yüz sargılı olacaktır. Sargılar genellikle 1 ila 2 gün sonra kaldırılır. Bir drenaj borusu (genellikle kulağın arkasına) yerleştirilmiş olması durumunda bu boru da 1 ya da 2 gün sonra çıkarılmaktadır. Bu borunun takılma amacı cilt altındaki biriken pis kanın dışarı atılmasıdır.

– Doktor ameliyat sonrası ağrılarını gidermek için ilaç reçete edebilir. Yüzde şişlik ve morarmalar normal kabul edilir. Ağrı ve şişlikleri azaltmak için ameliyattan 2 gün sonrasında soğuk kompres uygulanabilir. Ancak kompres uygulanmadan önce doktora danışılmalıdır. Ayrıca baş mümkün olduğunca yüksekte tutulmalıdır.

– Ameliyat öncesi ve sonrası 2 ila 4 hafta boyunca sigara içilmemelidir. Sigara içilmesi cilt ve doku ölümü riskini artırır. Aynı zamanda iyileşme sürecinin uzamasına neden olur. Ciltte yara izlerinin kalmasına da neden olabilir.

– Yüz gerdirme ameliyatı sonrasında genellikle 2 ila 3 hafta içerisinde normal aktivitelere geri dönülür.

– Ameliyat sonrasında iyileşme süreci ile birlikte İlk başta yüzde bir sertlik hissedilebilir. Şişlikler ve morluklar oldukça fazla olduğunda aynaya bakmak bile korkutucu olabilir. Ancak bu geçici bir süreçtir ve her türlü yan etkiye hazırlıklı olunmalıdır.

– Ameliyat sonrasında ciltte uyuşma da görülebilir. Bu uyulma 1 ay kadar devam edebilir. Ayrıca ciltte birkaç ay pürüzlü ve kuru bir görünüm oluşabilir. Bu, cildin kaydırılması sonrasında cilt hücrelerinin bu duruma alışma evresinden kaynaklanır.

Yüz germe ameliyatının etkisi: Yüz germe ameliyatının riskleri

– Bazı insanlarda anestezi tepkiler görülebilir.

– Cilt altında kanamalar oluşabilir.

– Ciltte kesik alanlarda enfeksiyon oluşabilir.

– Yüz kaslarına bağlı sinirler hasar görebilir. Bu da yüz felcine ya da spazma neden olabilir. Ancak etkiler genellikle geçicidir.

– Yüzdeki uyuşma hissi bir yıl ya da 6 ay sürebilir.

– Saç dökülmesi görülebilir.

– Doku kaybı da yaşanabilir.

– Yara izleri kalabilir.

– Kalp ve akciğerler gibi organlarda (pulmoner emboli) ya da damarlarda kan pıhtıları oluşabilir. Ancak bu yan etki yaygın değildir.