Bebeklerde Grip Nasıl Geçer: Bebeklerde Gribe Bitkisel Çözüm

Bebeklerde Grip Nasıl Geçer: Bebeklerde Gribe Bitkisel Çözüm

bebeklerde gribe bitkisel çözüm

bebeklerde gribe bitkisel çözüm

Bebeklerde grip belirtileri nelerdir?

– Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı (genellikle sarı ya da yeşil)

– Hapşırma

– Öksürük

– Sinirlilik

– Uyku güçlüğü

– Düşük dereceli ateş

– Nefes almada zorluk

– İştah kaybı

– Huzursuzluk

– Kızarmış gözler

– Boğaz ağrısı

– Hafif baş ağrısı

Bebeklerde gribe ne iyi gelir: Bebeklerde grip için doğal yöntemler:

1 – Bebeklerde grip için ne yapılır: Buharlı Hava:

Nemli hava, bebeğin solunumunu rahatlatır. Nemli hava geniz için bir avantajı olacaktır ve ılık su ile banyo yapmak mukusu gevşetmek için yardımcı olacaktır.

Çözüm:

Çocuğun yatak odasında bir nemlendirici ya da serinlik veren sis buharlaştırıcı koymak etkili olur. Bebeğin, uykuda dinlenmesi ya da o odada oynarken, yatak odasında nemlendirici veya soğuk buhar veren buharlaştırıcı bulunması bu rahatsızlık için faydalı olabilir. Ayrıca, sıcak ve buhar veren bir banyoda bebeğin küvette oyuncakları ile oyun oynamasına izin vererek belli bir süre geçirmesi, soğuk algınlığı tedavisi için yardımcı olur. 2 yaş üzeri çocuklar için, çocuğun kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olması bakımından küvet içerisine birkaç damla mentol yağı eklenebilir. Eğer bebeğin banyo yapması için doğru zaman olmadığı düşünülmekte ise sadece küvet içine sıcak su dökülür ve banyonun kapıları kapatılarak buhar işlemi yapılır. Yaklaşık 15 dakika boyunca nemlendirilmiş bir havayı hissetmek için buharlı banyoda çocukla birlikte oturmak gerekir. Aslında bu ilaç her yaştan insanlar için kullanılabilir.

2 – Bebeklerde grip için ne yapılmalı: Buhar Losyonları:

Buhar losyonları herkes açısından özellikle gece için geçerlidir. Aynı zamanda çocukların durumunda rahatlama sağlayarak gece daha iyi uyumaları için yardımcı olur. Buhar için kullanılan losyon ürünleri 3 ay ya da daha büyük bebekler için kullanılabilir. Ticari buhar losyonları vazelin, yağlar ve okaliptüs içerir.

Çözüm:

Avuç içine az miktarda alınan buhar losyonu, bebeğin sırt, boyun ve göğüs üzerine uygulanır. Bu uygulama sırasında yavaşça yapılan masaj, bebeğin rahatlaması bakımından faydalı olabilir. Ancak, çocuğun ağız, burun ya da yüzün herhangi bir yerine ve göz çevresine uygulamak ile hassas cilt üzerine uygulamak sakıncalı olabilir.

3 – Bebeklerde gripte ne yapılmalı: Sıvılar:

Sıvıların bol alınması çocuktaki su kaybının önlenmesi için çok önemlidir. Bu durum çocuğu soğuk algınlığına karşı korumaya yardımcı olur. Bol sıvı içilmesi çocuğun burun salgılarının incelmesine neden olur.

Çözüm:

Düz su tüketilmesi bu tedavi için en iyisidir. Fakat çocuklar açısından sade su tüketmek zor olabilir ve isteksizlik yaratabilir. Bunun için daha çok çocuğun sevdiği sıvılar tercih edilebilir. Çocukların sevdiği meyve suları, saf sudan yapılan buz şekeri ve diğer sağlıklı içecekleri denemek faydalı olabilir. Anne sütü ya da biberon sütü 6 aylıktan küçük bebekler için çok önemlidir. Yani, bu ilaçların uygulanması 6 aylık ve yukarı bebekler içindir. Bu sıvıları kullanmadan önce doktora danışılması önemle tavsiye edilmektedir.

4 – Bebeklerde grip için doğal yöntemler: Tavuk Çorbaları Gibi Sıcak Sıvılar:

Sıcak sıvı almak, burun tıkanıklığını gidermek için yardımcı olur. Yapılan çalışmalarda uygulanan deneylere göre tavuk suyu çorbası içmek, soğuk algınlığı belirtilerinde rahatlama sağladığını göstermiştir.

Çözüm:

Bu tedavi için yapılan taze tavuk suyu çorba biraz sıcak olarak içilir. Ancak bu çorbaların konserve yerine ev yapımı taze olması çok önemlidir. Eğer çocuk yaş olarak 6 aydan fazla ise doğal bitki çay içmesine izin vermek faydalı olur. Ayrıca, çocuklara elma suyu ve su gibi başka sıvıları da sıcak olarak içirmek grip tedavisi için yardımcı olabilir.

5 – Bebeklerde soğuk algınlığına ne iyi gelir: Kafayı Yükseğe Kaldırmak:

Kafa bölgesini yüksek bir yere kaldırmak çocuğun rahat nefes alması için yardımcı olur.

Çözüm:

Çocuk yatak ya da beşikte uyurken kafasını yüksek tutmaya dikkat etmek gerekir. Bunun için bebeğin başının altına ek bir havlu ya da yastık koymak yeterli olabilir. Fakat çocuğun kendini rahatsız ve huzursuz hissetmemesi için kafayı yüksek yere kaldırırken aşırıya kaçmamaya dikkat etmek gerekir. Bütün bunlar sadece 1 yaşından büyük çocuklar için yapılabilir.

6 – Bebeklerde soğuk algınlığında bitkisel tedavi: Hindistan Cevizi Yağı:

Hindistan cevizi yağı, bağışıklık sistemini korumaya yardımcı olan ve aynı zamanda güçlü bir anti-mikrobiyal yağ asidi olan laurik asit içerir.

Çözüm:

Hindistan cevizi yağından birkaç damla alınır ve bebeğin burun deliklerinin etrafına hafifçe masaj yaparak uygulanır. Ancak, bebeğin solunumunda problem yaratması bakımından, burun deliklerinden yağın girmemesine çok dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca, Hindistan cevizi yağı ile bebeğe masaj yapmak da bebeğin rahatlaması açısından yardımcı olabilir. Hindistan cevizi yağının bağışıklık sistemini güçlendirmesi bakımından, günde iki kaşık yağ ile yapılan yemeğin tüketilmesi faydalı olabilir.

7 – Bebeklerde soğuk algınlığında ne yapılmalı: Emzirme:

Anne sütüne özgü olan ve bebeği çevredeki hastalıklara karşı koruyan antibiyotik özelliği ile zengindir. Anne sütüyle beslenen bebekler, diğer bebekler ile karşılaştırıldığında daha az enfeksiyonlardan etkilendiği görülmektedir.

Çözüm:

Bebeklerin soğuk algınlığından korunması ve daha sağlıklı olması için anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. Bebeğin bol sıvı alması için mümkün olduğunca çok kez meme vermeye çalışmak faydalı olur. Ayrıca, bebeğin grip yüzünden tıkanan burnunu açmak için burnuna ve gözlerinin içine anne sütü fışkırtmak yardımcı olabilir. Ancak, çok fazla dökmemeye dikkat etmek belirtilmektedir.

8 – Bebeklerde gribin doğal tedavisi: Küçük Hindistan Cevizi:

Göğüs üzerine uygulanan küçük Hindistan cevizinde soğuk algınlığını geçirme özelliği bulunmaktadır.

Çözüm:

Küçük Hindistan cevizinde 7-8 adet alınır ve kabukları çıkarılır. Sonra iç tohumu alınır, ince ve yumuşak bir toz yapmak için ezilir. Elde edilen bu toza birkaç damla su eklenir ve iyice karıştırılır. Bu karışım bebeğin önce arkasına sonra göğsüne uygulanır. Soğuk algınlığı ve gribin belirtilerinde rahatlama sağlar. Bu ilaç, 1 yaşın altındaki bebekler için geçerlidir.

9 – Bebeklerde grip evde tedavi: Bal:

Bal içerisindeki özellik ile boğazı yatıştırır ve öksürüğü azaltmak için yardımcı olur. Bal, her zaman ve özellikle gece çocuklarda öksürük tedavisi için bir öksürük şurubundan daha etkilidir.

Çözüm:

Bal oda sıcaklığında sert olur, bu yüzden yumuşatmak için biraz ısıtmak gerekebilir. Bunun için ısı geçirmez kap içine bir miktar bal konur ve bir mikrodalga fırında biraz ısıtılır. Bunun yanı sıra, biraz su kaynatılır ve bu sıcak su içinde 5-10 dakika kadar kabın içindeki bal bekletilir. Sonra doğrudan bebeğe yaklaşık 1 ya da ½ çay kaşık bu sıcak baldan verilir. Ayrıca, balın içine biraz sıcak su ve limon suyu eklenir. İyice karıştırılan bu karışım bebeğe verilir. Fakat bu çözüm 1 yaşındaki ya da daha büyük çocuklar için faydalı olur. 1 yaşın altındaki bebeklere bal verilmesi sakıncalı olabilir. Hatta ölümcül hastalıklara neden olabilir ve bu nedenle kesinlikle bal kullanılmamalıdır.

Tüm bu bitkisel ve doğal çözümler kullanılmadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerektiği unutulmamalıdır. Aksi halde istenmeyen sonuçlara neden olabilen alerjik reaksiyonlar ya da diğer yan etkiler görülebilir.

Uçuk Nasıl Geçer: Uçuğa Bitkisel Çözüm

Uçuk Nasıl Geçer: Uçuğa Bitkisel Çözüm

uçuğa doğal çözüm

uçuğa doğal çözüm

Uçuk için doğal çözüm önerileri şunlardır:

Uçuğa ne iyi gelir: Uçuk için bitkisel tedavi:

1 – Uçuğa iyi gelen şeyler: Mısır nişastası:

Mısır nişastası uygulaması, uçuktan kaynaklanan kaşıntı ve yanma hissi bakımından anında rahatlama sağlamak için yardımcı olurken aynı zamanda uçuğu önlemede hızlı bir şekilde etkili olur.

Çözüm:

Bu tedavi için, mısır nişastası içine birkaç damla su eklenir ve ince kıvamda bir hamur yapmak için iyice karıştırılır. Elde edilen bu karışım soğuk yaralar üzerine uygulanır ve birkaç dakika kadar bekletildikten sonra normal su ile durulanır.

2 – Uçuğa iyi gelen doğal yöntemler: Bal uçuğa iyi gelirmi?

Antibiyotik özellik içeren bal, soğuk boğaz tahrişini yatıştırır ve uçuk yaralarını hızlı olarak iyileştirir.

Çözüm:

Bunun için, bir kase içerisine organik bal konur. Bu bal soğuk yaralar üzerine biraz dökülür ve birkaç dakika bekletilir. Daha sonra yaraların üzerinden bal kaldırılır. Bal, doğal tedavi için eski çarelerden biri olarak bilinir. Ancak, iyi sonuçlar almak için bu işlemin tekrarlanması gerekmektedir.

3 – Uçuğu ne iyileştirir: Aloe vera:

Aloe vera, soğuk yaralar nedeniyle oluşan enfeksiyon ve ağrı azaltmaya yardımcı olur. Aloe vera, anti-inflamatuar ve yatıştırıcı özelliğe sahiptir.

Çözüm:

Taze aloe vera yaprağından elde edilen jel ile soğuk yaranın üzerine ovularak uygulanır ve birkaç dakika kadar bekletildikten sonra durulanır. Sorundan kurtulmak için günde en az 2-3 kez bu işlemi tekrarlamak faydalı olur.

4 – Uçuğu geçirmenin yolları: Kafur:

Kafur içeriğinde bulunan uçuk yaralarını azaltmak ve ağrıyı uyuşturmak için yardımcı olur.

Çözüm:

Kafur bir pamuk yardımı ile yaralar üzerine hafifçe sürülür. Biraz acı hissi veren bu ev ilacı birkaç dakika kadar bekletilir. Bu süre içinde ağrıyı azaltmak için kafur etkisini gösterir. Ağrıyı uyuşturmak için kafur yerine benzokain, lidokain, benzil alkol, tetrakain ve fenol gibi diğer maddeler de kullanılabilir.

Uçuğu önlemek için ne yapmalı?

Bakteri ve enfeksiyondan korumak için soğuk yara üzerine vazelin sürülebilir. Bunun yanı sıra uçuk üzerine ruj sürmek de faydalı olur. Geçici olarak boğaz alanını uyuşturmak ağrıyı azaltacaktır. Bunun için soğuk yaralar üzerinde bir merhem olan Benzocaine sürülebilir. İltihaplı kabarcıklardan oluşan uçuk, kullanılan diş fırçası ile kolayca virüsün yayılmasına neden olabilir. Bu yüzden temizlendikten sonra tekrar aynı diş fırçası kullanılması sakıncalı olabilir, değiştirilmesi gerekir. Dudaklarda oluşan soğuk yaraların tekrarını önlemek için uçuktan etkilenen alan üzerine güneş kremi sürmek tedavi için yardımcı olabilir. Soğuk yaralar bulaşıcı olmasından dolayı bardak ya da havlu ile yakınlarından başka bir kişiye transfer olabilir. Uçuğun bulaşmasını önlemek için kullanılan eşyalar özel olmalıdır ve öpüşmekten de kaçınmak gerekmektedir. Uçuğa dokunulduktan sonra ellerin dezenfektan edilmesi çok önemlidir. Bu dokunuş ile uçuk ya da etkilenen alanın virüsü çevresinde tüm vücuda yaymaması için ellerin sık olarak yıkanması önerilir. Ayrıca, uçuğun ağrısını hafifletmek için ağrı kesici ilaçların yanı sıra rahatlamaya yardımcı olması açısından buz ya da soğuk kompres de uygulanabilir. Uçuk kaynaklı ağrının daha hızlı rahatlamasını sağlamak için limon özü dudak kremi kullanmak etkili olabilir. Herpes virüsüne etki eden ve bir protein olan arginini yüksek olan yiyecekleri tüketmekten kaçınmak gerekir. Arginin içeren gıdaların arasında kepekli tahıllar, tohumlar, fındık ve çikolata gibi gıdalar vardır. Bunun yanı sıra herpes virüsü asidik ortamda genişledikçe asidik yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Sitrik asitli meyveler, sirke ve domates gibi asitli gıdalardan kaçınılmalıdır. Bu soğuk yaralara hafifçe tuz basmak ve en az 30 saniye kadar bekletmek tuzun yara içine girerek bakterileri öldürmesine yardımcı olur. Günde düzenli olarak birkaç kez lavanta yağı ya da melissa yağı gibi tropikal bir yağ uygulanması soğuk yaraların iyileşmesinde etkili olur. Soğuk yaraların neden olduğu ağrıyı gidermek için aloe vera bitki özü yardımcı olur. Bu durum aynı zamanda dudak çevresindeki çatlamaları azaltır.

Uçuk belirtileri:

Düzenli olarak soğuk yaralar (uçuk) ile muzdarip kişilerde görülen belirtilerin listesi şu şekilde sıralanabilir.

– Ateş

– Enfeksiyon

– Soğuk algınlığı ve grip

– Güneş yanığı olarak ultraviole ışınları (radyasyon)

– Yorgunluk

– Adet

– Travma

– Gıda alerjileri

– Diş çalışma

– Bu sistemdeki değişimler

– Karıncalanma ve uçuk etrafında kaşıntı

– Soğuk yara etrafında yanma hissi

– Kabarcıklar

– Sızma ve kabuklanma

– Boğaz ağrısı

– Baş ağrısı

– Kas ağrıları

– Şişmiş lenf düğümleri

Uçuk ile ilgili diğer komplikasyonlar:

Uçuk hijyenik nedenler sonucu olmasının yanı sıra başka bir sorun yüzünden de olabilir. Herpes virüsü, vücudun diğer bölgelerinde de sorunlara neden olabilir. Bu nedenlerden bazıları şöyle sıralanabilir.

– Parmak: Eğer boğaz alanına dokunan eller yıkanmadığı takdirde ağız içine yayılan herpes virüsü zaman içinde parmaklara da yayılabilir. Ağızdan enfeksiyonun başparmağa aktarılması durumunda, çevrede başparmak emme alışkanlığı olan çocuklar arasında virüsün yayılması daha kolay olur.

– Gözler: Herpes virüsü ile etkilenen bölgeye dokunduktan sonra parmağın yıkanmaması ve gözlere dokunulması bu virüsün gözleri etkilemesine yol açar. Uçuğun gözde ortaya çıkması vizyon sorununa hatta körlüğe neden olur.

– Tüm cilt üzerinde: Egzama gibi cilt sorunu ile muzdarip insanlarda tüm vücutta soğuk yaraların yayılma riski daha yüksek olmaktadır. Böyle insanlarda uçuk sorununa uğramak daha fazladır ve acil bir durumdur.

– Diğer organlar üzerindeki etki: Temelde az ya da zayıf bağışıklık sistemine sahip insanlar uçuk daha çok görülmektedir. Yani zayıf bağışıklık sistemi, herpes virüsünün akciğerler, karaciğer, beyin gibi vücudun diğer organlarını etkilemesine neden olur.

Soğuk yara (uçuk) önlemek için alınacak gıdalar:

Taze sebze, meyve, balık, fasulye, hindi, tavuk gibi gıdalar ile yoğurt, yumurta, süt, peynir gibi süt ürünleri ve mango, domates, avokado, elma, pancar, kayısı, armut gibi besinleri soğuk yaraları önlemek için diyet programı içeriğine dahil etmek gerekmektedir. Günlük diyet programına multivitamin ve C vitamini takviyesi eklemek bağışıklık sistemini güçlendirir. Uçuk virüsü ile mücadele etmek için vücuda yardımcı olan besinlerin tüketilmesi önemle tavsiye edilir. Ayrıca, sebzelerden karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, brokoli, soğan, sarımsak ve indol denilen bileşiği içeren gıdaları diyet listesine eklemek gerekir. Tüm bunların yanı sıra deniz ürünleri, kabak çekirdeği, fasulye, mercimek, kepekli tahıllar, baklagiller, süt ürünlerinin çoğu ve çinko gibi takviyeleri diyete dahil etmek uçuk için etkili olur. Soğuk yaralar (uçuk) için yardımcı olacak B vitamini ve magnezyum içeren yiyecekleri tüketmek daha az stresli bir hayat sürmek için de yardımcı olur. Soğuk yara oluşmasına neden olan stresten kurtulmak için vücuda faydalı olan muz, kepekli tahıllar, arpa, mantar, hindi, bira mayası, yeşil yapraklı sebzeler, ton balığı, somon ve soya ürünleri gibi gıdaları diyet listesine dahil etmek uçuk virüsünün tedavisi için çok etkili olabilir.

Mide Yanması Nasıl Geçer: Mide Yanmasına Doğal Çözümler

Mide Yanması Nasıl Geçer: Mide Yanmasına Doğal Çözümler

mide yanmasına doğal çözümler

mide yanmasına doğal çözümler

Mide yanması nedenleri:

Mide yanması çok sık yaşanan bir durumdur. Genellikle beslenme düzenindeki eksiklikler nedeni ile oluşur. Yanlış beslenme düzeni midedeki asidin artmasına neden olurken midede yanmaya sebep olur.

Mide yanması belirtileri:

– Göğüs bölgesinde yanma hissi

– Boğazda yanma hissi

– Ağızda ekşi veya acı tat

– Yutma güçlüğü

– Kronik öksürük, boğaz ağrısı veya kronik ses kısıklığı

– Astım belirtileri

– Kaburga veya göğüs altında yanma hissi

Mide yanmasına neden olan yiyecekler ve diğer faktörler nelerdir?

– Bir kerede çok fazla yemek yeme

– Hızlı yemek yenmesi

– Baş ağrısı, uyku sorunları, mide ekşimesi veya herhangi ilaç kullanımı

– Balık yağı takviyeleri

– Fazla kilolu olmak

– Genetik faktörler

– Baharatlı, yağlı ve asitli yiyecekler

– Balık, tavuk, sığır eti kebabı, kızarmış tavuk ve diğer kızartmalar

– Sigara içilmesi

– Cips, hamburger, patates kızartması, kek, ızgara soğan, ızgara biber, hamburger, sıcak salça, dondurmalar ve diğer aperatifler

Mide yanmasına ne iyi gelir: Mide yanması için doğal çözüm:

1. Mide yanmasına iyi gelen bitkiler: Aloe Vera

– Aloe vera anti inflamatuar özellikler içerir. Sindirimi geliştiren aloe vera mide yanmasını da azaltır.

– Her gün bir bardak suya biraz aloe vera suyu eklerek tüketilebilir.

2. Mide yanmasına iyi gelen otlar: Kaygan Karaağaç

– Mide yanmasını azaltmak için kaygan karaağaç bitkisi de kullanılabilir. Mide asidini dengeler ve mideyi yatıştırır.

3. Mide yanmasına faydalı bitkiler: Meyan kökü

– Meyan kökü de mide sorunları için kullanılan çözümlerden biridir. Kan basıncını dengeler ve hipertansiyon üzerinde olumlu etkileri vardır.

– Çay şeklide tüketilebilir.

4. Mide yanmasına faydalı şeyler: Sakız

– Sakız tükürük akışını hızlandırır. Mide asidini dengelerken bağırsakları da yatıştırır. Özellikle şekersiz sakız çiğnenmesi önerilir.

5. Mide yanmasını ne alır: Karbonat

– Karbonat da mide asidini dengeler ve mide yanmasını azaltır. Anti asit görevi görür.

– Bir bardak su içerisine karbonat eklenir ve karıştırılır. Bu karışım tüketilir.

6. Mide yanmasını ne geçirir: Muz

– Muz da mide ekşimesini önlemeye yardımcı olan doğal bir antasittir. Her gün düzenli olarak muz tüketilebilir.

7. Mide yanmasına bitkisel çaylar: Papatya Çayı

– Papatya çayı da doğal anti inflamatuar ve yatıştırıcı özellikler içerir. Mide asidini nötralize etmek için düzenli olarak tüketilebilir.

Papatya çayı yapmak için:

– Bir fincan kaynar suya biraz papatya eklenir. 3 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve çay şeklinde tüketilir. İçerisine biraz limon suyu ya da bal da eklenebilir.

8. Mide yanmasına elma sirkesi

– Elma sirkesi asidik içeriği ile mide sorunlarını azaltır.

– Bir fincan suya 2 yemek kaşığı elma sirkesi eklenir. Karışım her gün düzenli olarak tüketilir.

9. Mide yanması zencefil

– Zencefil mideyi yatıştırmaya ve sindirimi teşvik etmeye yardımcı olur. Çay şeklinde tüketilebilir ya da bir parça zencefil gün içerisinde çiğnenebilir.

10. Mide yanmasını ne giderir: Zerdeçal

– Sindirimin düzenlenmesi için zerdeçal kullanılabilir. Çay şeklinde tüketilebileceği gibi yemek ve salatalara da eklenebilir.

11. Mide yanmasını önleyen yiyecekler: Elma

– Mide yanmasını azaltmak için doktorlar her gün bir adet elma tüketilmesini önerirler. Elma içerisindeki lif ile mideyi ve bağırsakları yatıştırır.

12. Mide yanmasına faydalı şeyler: Kakule

– Kakule sindirim sistemine yardımcı olur ve hazımsızlık belirtilerini azaltır. Adaçayı, zencefil gibi baharatlar ile birlikte tüketilebilir.

13. Mide yanmasına ne faydalı: Badem

– Midede asit düzeylerini nötralize etmek için badem de tüketilebilir.

– Her gün öğün aralarında bir avuç kadar badem tüketilmesi önerilir.

14. Mide yanmasına karşı bitki çayı: Rezene Çayı

– Mide yanması ve diğer mide sorunları için önerilen bir diğer çözüm rezene çayıdır.

– Kaynar suya biraz rezene çayı eklenir ve demlenmesi beklenir. Bu çay düzenli olarak tüketilmelidir.

Mide Yanmasına Ne İyi Gelir: Mide Yanması İçin Doğal Çözüm

Mide Yanmasına Ne İyi Gelir: Mide Yanması İçin Doğal Çözüm

mide yanması için doğal çözüm

mide yanması için doğal çözüm

Mide yanması için bitkisel çözümler şunlardır:

Mide yanması nasıl geçer: Mide yanmasına doğal çözüm

1. Mide yanmasına iyi gelen yiyecekler: Sarımsak

– Antibiyotik görevi gören sarımsak mide yanması için en etkili çözümlerden biridir. Midedeki zararlı bakterileri öldürür.

– Elma sirkesi ile karıştırılan birkaç diş sarımsak ezmesi düzenli olarak tüketilebilir.

2. Mide yanmasına iyi gelen otlar: Hardal

– Hardal içerdiği mineraller ile mide yanmasını engeller. Hızla rahatlama sağlaması için iki yemek kaşığı kadar tüketilmesi önerilir.

3. Mide yanmasını ne alır: Patates

– Patates de mide asidini nötralize etmeye yardımcı olur. Aynı zamanda yemek borusu astarını iyileştirir.

– Eşit miktarda çiğ patates suyu ve soğuk su karıştırılır. Bu karışım düzenli olarak tüketilir.

4. Mide yanmasına iyi gelen meyveler: Elma suyu

– Elma suyu mide sorunları için en etkili çözümlerden biridir.

– Elma, bromelain denilen bir enzim içerir. Günde birkaç bardak kadar tüketilebilir.

5. Mide yanmasını ne geçirir: Hatmi bitkisi

– Hatmi bitkisi de özefagus sorunlarını azaltır. Mide ekşimesi durumunda mukoza zarını korur.

– Hatmi kökü tozu bir çay kaşığı kadar alınır ve ılık su ile karıştırılır. Bu karışım günde birkaç kez içilebilir.

Mide yanması nasıl önlenir?

–  Yağlı, baharatlı ve asitli gıdalardan uzak durulmalıdır. Özellikle domates, soğan, çikolata, kahve, alkol, kafein gibi besinlerden uzak durulmalıdır. Bu besinler mide yanmasının artmasına neden olabilir.

– Öğünlerde çok fazla yemek yenmesi önerilmez. Sık sık ancak az yemek yenmelidir.

– Uyumadan önce yemek yenmemelidir. Yemek ile uyku arasında 2 ya da 3 saat ara olmalıdır.

– Uyurken başın yüksekte tutulması önerilir. Bu şekilde mide asidinin ağıza gelmesi engellenebilir. Uyurken 2 yastık kullanılabilir.

– Sigara kesinlikle içilmemelidir. Sigara içilmesi mide yanmasının artmasına neden olur ve mide astarındaki tahrişi artırır.

– Stres da mide yanmasına neden olabilir. Bu nedenle mutlaka stres kontrolü sağlanmalıdır. Stresin azaltılması için yoga ve meditasyon gibi yöntemler uygulanabilir.

– Mide ekşimesi durumunda kullanılan sabit ilaçlar varsa mutlaka içerikleri okunmalıdır. Eğer yan etki olarak mide yanmasına neden olan bir ilaç kullanılıyorsa doktora bu konuda bilgi verilmelidir.

– Öğün aralarında su içilmesi önerilir. Su tüketiminin artırılması mide yanmasının azalmasına yardımcı olacaktır. Suyun yanı sıra diğer sıvıların tüketimi de artırılabilir.

– Mide ekşimesi sorununu önlemek için badem, kahverengi pirinç, soya ürünleri, papaya, mango, guava, armut ya da lahana, çiğ patates, soda, kraker, ayran, fermante süt ve sebze suları ile meyve suları beslenme düzenine mutlaka eklenmelidir.

– Seçilen kıyafetlere de dikkat edilmelidir. Vücudu sıkan ve karın bölgesine baskı yapan kıyafetler giyilmemelidir.

– Yavaş yemek yenmesi önerilir. Hızlı yemek yendiğinde mide asidi dengesi bozulabilir. Ayrıca mideye yapılan baskı da artar.

– Lifli besinler özellikle tüketilmelidir. Lifli besinler tüketilmesi mide ve bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur.

– Mide yanmasına fazla kilolar da neden olabilir. Bu nedenle uygun bir diyet programının izlenmesi gerekir. İdeal kiloya inilmesi önerilir.

– Düzenli egzersiz alışkanlık haline getirilmelidir. Her gün 30 dakika kadar yürüyüş, tempolu koşu ve bisiklet egzersizleri yapılabilir.

Mide yanması sık yaşanan sindirim sorunlarından biridir. Genellikle beslenme alışkanlıkları nedeni ile oluşan bu durum bitkisel çözümler ile kontrol altına alınabilir. Bitkisel çözümlerin düzenli olarak kullanılması önerilir. Bitkisel çözümler ile bir sonuç alınamıyorsa; mide yanmasının şiddeti giderek artıyorsa mutlaka en kısa sürede doktora gidilmelidir. Bazı durumlarda ülser gibi ciddi mide sorunları ilaç tedavisi gerektirebilir. Ağrıların ve yanmanın azalması için herhangi bir ilaç ve antiasit ilaç kullanılmadan önce de doktora danışılması gerektiği unutulmamalıdır.

Egzamaya Ne İyi Gelir: Egzama İçin Bitkisel Çözüm

Egzamaya Ne İyi Gelir: Egzama İçin Bitkisel Çözüm

egzama için bitkisel çözüm

egzama için bitkisel çözüm

Egzama için doğal çözüm önerileri şunlardır:

Egzama nasıl geçer: Egzamaya bitkisel çözüm:

1. Egzama E vitamini tedavisi

– E vitamini vücuttaki serbest radikallere karşı savaşır. Vücut metabolizmasını düzenler ve A vitaminin doğru kullanılmasına yardımcı olur. Bu özellikleri ile egzama tedavisinde önerilir.

– Egzamadan etkilenen alanlar üzerine doğrudan E vitamini uygulanabilir.

– E vitamini beslenme düzenine eklenerek takviye olarak da alınabilir.

2. Egzamaya iyi gelen bitki çayları: Papatya çayı

– Papatya, anti enflamatuar ve anti-oksidan özellikler içerir. Bu özellikleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücuttaki toksinlerin arınmasına yardımcı olur.

Uygulanışı:

– Taze kurutulmuş papatya otları kaynar suyun içerisine eklenir. 15 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından gazlı bir bez yardımı ile etkilenen alanlara uygulanır. 20 dakika kadar ciltte bekletilmesi yeterli olacaktır.

3. Egzamaya iyi gelen bitkiler nelerdir: Aloe vera

– Aloe vera cildi nemlendirmek için kullanılan çözümlerden biridir. Bağışıklığı güçlendirirken aynı zamanda cildi yatıştırır. Egzama için de kullanılan aloe vera jeş var olan iltihabı da azaltır.

Uygulanışı:

– Taze aloe vera jeli ile E vitamini yağı karıştırılır. Bu karışım egzama oluşan alanlara uygulanır. Birkaç dakika ciltte bekletilir ve ardından normal su ile yıkanır.

4. Egzamaya faydalı yiyecekler: Salatalık

– Salatalık antioksidanlar açısından zengindir. Cildin onarılmasına yardımcı olur ve egzama lezyonlarını azaltır. Aynı zamanda etkili ve güçlü anti inflamatuar özellikleri vardır. Bağışıklık sistemini güçlendiren yapısının yanı sıra A vitamini açısından da zengindir.

Yöntem – 1:

– Bir ya da iki adet salatalık ince dilimler haline kesilir. 10 dakika kadar etkilenen alanlara bekletilir.

– Salatalık suyu da cilde doğrudan uygulanabilir.

Yöntem – 2:

– Her gün az miktarda da olsa salatalık tüketilmesi önerilir.

Yöntem – 3:

– Salatalık içeren kremler kullanılabilir.

– Herhangi bir krem içerisine salatalık rendesi eklenerek de etkilenen bölgelere sürülebilir.

5. Egzamaya faydalı bitkiler: Atkuyruğu

– Egzama lezyonlarını azaltmaya yardımcı olmak için atkuyruğu bitkisi kullanılabilir. Bu bitki cilt hücrelerini yeniler ve cildi besler.

Uygulanışı:

– Toz atkuyruğu otu (50 mg kadar) 1 litre su ile karıştırılır. Bu karışım kaynatılır. Soğuması beklenir ve cilde uygulanır. 10 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

6. Egzamaya faydalı şifalı bitkiler: Aynı safa bitkisi

– Aynı safa bitkisi de ciltteki iltihabın azalmasına yardımcı olur. Cildi besler ve hücreleri onarır. Lavanta esansiyel yağı ile birlikte kullanılması önerilir. Anti septik, anti bakteriyel, anti inflamatuar özellikleri vardır. Bu özellikleri ile bağışıklığı güçlendirir.

Uygulanışı:

– Aynı safa bitkisi ile beş damla lavanta esansiyel yağı karıştırılır. Etkilenen alan üzerine uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

– Günde 2 kez düzenli olarak uygulanması önerilir.

7. Egzama için doğal kürler: Havuç

– Egzama sonucu oluşan kaşıntı için en etkili çözümlerden biri havuçtur.

Uygulanışı:

– 2 ya da 3 havuç soyulur. Dilimler haline kesilir. Yumuşayana kadar kaynatılır ve ardından macun haline getirilir. Cilde uygulanır. 15 dakika kadar ciltte bekletilmesi gerekir. Ardından cilt soğuk su ile yıkanır.

8. Egzama için doğal maske: Ardıç

– Ardıç doğal antiseptik, anti bakteriyel ve anti enflamatuar özellikler içerir. Bu içeriği ile egzama tedavisinde kullanılabilir. Cildi yatıştırır ve tahrişi önler. Aynı zamanda virüslerin çoğalmasını engeller.

Uygulanışı:

– 1 yemek kaşığı ardıç ile eşit miktarda adaçayı ve kekik karıştırılır. Bu karışım kaynar suya eklenir ve 10 ya da 15 dakika kadar demlenmesi beklenir. Bu karışım düzenli olarak tüketilebilir.

9. Egzamaya hangi yağ iyi gelir: Çuha çiçeği yağı

– Çuha çiçeği yağı cilt iltihabını azaltmaya yardımcı olan gama linoleik asit içerir. Ayrıca egzama lezyonlarını hafifleten antikoagülan isimli bir madde de içermektedir.

Uygulanışı:

– Çuha çiçeği çay şeklide demlendikten sonra cilde uygulanabilir.

– Bu bitki kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.

10. Egzamaya faydalı bitkiler: Yulaf ezmesi

– Yulaf ezmesi cildi yatıştırmaya yardımcı olur ve egzama lezyonlarının neden olduğu kaşıntıyı da azaltır.

Uygulanışı:

– İnce toz haline getirilen yulaf ezmesi banyo suyuna bir avuç kadar eklenebilir. Su içerisinde tamamen eritildikten sonra 15 dakika kadar bu suyun içerisinde beklenir. Ardından cilt soğuk su ile durulanır.

11. Egzamada şifalı bitkiler: Meyan kökü

– Meyan kökü anti inflamatuar olarak hareket eder ve egzama ile ilişkili enflamasyon ile kaşıntıyı azaltır.

Uygulanışı:

– 1 tatlı kaşığı kurutulmuş meyan kökü 2 bardak suya eklenir. 15 dakika kadar kaynatılır. Bu karışım günde 2 ya da 3 kez tüketilir.

12. Egzama için evde tedavi: Yoğurt ve bezelye

– Yoğurt ciltteki zararlı bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bağışıklığı artırır ve tahriş ile kaşıntıyı engeller.

Uygulanışı:

– Yoğurt ve bir avuç taze bezelye blender yardımı ile karıştırılır. Macun haline getirilen karışım cilde krem gibi uygulanır. 10 dakika kadar ciltte bekletilir.

Egzamayı önlemenin yolları:

– Düzenli egzersiz ile sağlıklı bir beslenme planına uyulması önerilir. Şekerli gıdalar, yağlı gıdalar ve tatlandırıcı içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Bol bol meyve ve sebze tüketilmesi önerilir.

– Günde 3 litreye yakın su tüketilmelidir. Su ve sıvı tüketiminin artırılması cildin nemli kalmasına yardımcı olur.

– Deterjan, sabun gibi cildi tahriş eden ve kurutan ürünler kullanılmamalıdır.

– Kaşıntı sürtünme nedeni ile de olabilir. Bu nedenle dar kıyafetler yerine daha bol ve rahat kıyafetler tercih edilmelidir. Ayrıca naylon ve sentetik kıyafetler yerine pamuklu giysilerin giyilmesi önerilir.

– Çinko içeren gıdalar tüketilebilir. Ayrıca B kompleksi içeren besinler de tüketilebilir. Özellikle balık yağları, üzüm suyu, omega 3 yağ asitleri içeren ton balığı, avokado, yumurta, organik fındık, taze somon veya ton balığı, chia tohumu, keten tohumu tüketilmesi tavsiye edilir.

– Neem yağı ve aloe vera içeren kremler kullanılabilir.

– Her gün ılık banyo yapılması önerilir.

– Organik ve saf hindistan cevizi yağı cilde kür olarak uygulanabilir.

Egzama belirtileri nelerdir?

– Yoğun kaşıntı

– Astım

– Saman nezlesi

– Kronik veya art arda meydana gelen semptomlar

– Midede rahatsızlık hissi

– Ciltte kırmızı ya da kahverengimsi gri renkli yamalar

– Kalınlaşmış, çatlamış veya pullu deri

– Ciltte renk değişiklikleri

– Cilt iltihabı

– Kulakta iltihap

Egzama için bazı beslenme değişikliklerinin yapılması önerilir. Bazı gıdaların tüketilmesi önerilmez. Bu gıdalar şunlardır:

– Baharatlı ve yağlı gıdalar

– Fermente peynir

– Doymuş yağlar

– Alkol

– Çilek

– Süt ürünleri

– Buğday

– Deniz ürünleri

– Rafine karbonhidratlar ve şekerler

– Doymuş yağlar

– Hayvansal protein

– Çay ve kahve

Hangi besinler tüketilmelidir?

– Elma

– Salatalık

– Kişniş

– Havuç

– Kereviz

– Maydanoz

– Çiğ meyve ve sebze

– Keçi sütü veya peyniri

– Mantar

– Patates

– Kahverengi pirinç

– Fındık

– Omega 3 yağ asitleri

– Somon

– Oolong çayı

– Yoğurt veya ayran

– Kompleks karbonhidratlar

– Kabak, susam, ayçiçeği çekirdekleri

– Kepekli tahıllar

– Alabalık

– Sarımsak

– Soğan

– Lahana

– Üzüm

– Armut

– Ispanak