Kajunun Faydaları: Kaju Fıstığının Yararları

Kajunun Faydaları: Kaju Fıstığının Yararları

Kaju fıstığının yararları

Kaju fıstığının yararları

Kaju sevilen kuruyemişler arasında olmasının yanı sıra sağlık için de son derece faydalıdır. Kalp sağlığından sindirime kadar birçok alanda etkili bir besindir. Beslenme düzenine eklenmesi önerilen sağlıklı atıştırmalıklar arasındadır.

Kaju fıstığı yararları: Kaju fıstığının faydaları nelerdir?

1 – Kavrulmuş kajunun faydaları: Kanserden korunma:

Kaju fıstığı, kanser önleyici ve çok sayıdaki faydaları ile muazzam besleyici değerlere sahip gıdalar listesinde yer almaktadır.

– Tümörlü hücreler ile mücadele eder: Kaju fıstığı, flanonoller olarak bilinen çok önemli bir madde içerir. Bu özelliği ile tümörlü hücrelerin büyümesini ve bölünmesini engeller.

– Kansere karşı korur: Kaju fıstığı içinde kanserli hücreler ile mücadele etmek için yardımcı olan yüksek bakır içeriği içeren bileşik bulunmaktadır. Ayrıca, kaju fıstığı prostat, kolon ve benzer türdeki çeşitli kanserleri önler.

– Antioksidan bakımından zengin bir kaynak: Vücudun serbest radikal oksidasyonunu kısıtlar ve bağışıklığı geliştirir. Kaju fıstığı, E vitamininin yanı sıra selenyum gibi yüksek miktarda antioksidan içeriği ile büyük bir seviyeye kadar kanser oluşumunu azaltır.

– Enfeksiyon ile mücadele eder: Kaju fıstığı, çeşitli enfeksiyonlar ile mücadele etmek için yardımcı olan yüksek seviyede çinko içerir.

Ayrıca içerdiği K vitamini, tümörlü hücrelerin büyümesini önlemenin yanı sıra, karaciğer kanseri ve sirozu önlemek için tedavi olarak kullanılır.

2 – Kaju kalbe iyi gelir mi: Kalp sağlığını destekler: 

Kaju fıstığının en büyük faydalarından biri kalbin sağlığı içindir. Bu besin kalbin iyi çalışmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kolesterol ve düşük yağ içeriğine sahiptir. Ayrıca, birçok kalp hastalıklarından kalbi uzak tutan güçlü antioksidanlar içerir.

– Kan basıncını kontrol altında tutar ve korur: Magnezyum içeriği sayesinde genellikle kan basıncını korur ve hipertansiyonu azaltır. Kalp krizini engellemeye yardımcı olmak için tansiyon azaltma eğilimindedir. Ayrıca, içerdiği yüksek seviyede potasyum ve düşük seviyedeki sodyum sayesinde kan basıncını kontrol altında tutar.

– Kolesterol düzeyini dengeler: Kaju fıstığı, kötü kolesterol düzeyini düşürür ve böylece koroner arter hastalığını engelleyerek kalbi sağlıklı yapar. Vücuttaki trigliserid seviyesinin yanı sıra iyi kolesterolü yükseltir. Aynı zamanda palmitoleik asit ile birlikte oleik asit içerir ve kan lipid profili dengeli tutar.

– Arterlerde kan akışını sağlıklı tutar: Kaju fıstığı, aterosklerozu engeller ve arterlerde tıkanıklık oluşumunu azaltır.

– Kardiyak aritmiyi engeller: Kaju fıstığında bulunan omega-6 yağ asitleri ve omega-3 yağ asitleri büyük bir kaynaktır. Bu özellikleri sayesinde güçlü antioksidanlar olarak mücadele eder ve kardiyak aritmi ile serbest radikallere karşı kan damarlarını engeller.

Özellikle, oleik asit gibi esansiyel yağ asidi, düşük yoğunluklu lipoproteinler (LDL) azaltılması ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) indirir. Böylece yükselen kolesterolün kan dolaşımına kadar taşınmasını önler ve kalp hastalıkları riskini azaltır.

3 – Kajunun yararları: Kemik sağlığını destekler:

Kaju fıstığının en önemli faydalarından biri kemik sağlığı içindir.

– Kemik büyümesi için gerekli besinleri sağlar: Kaju fıstığı kadınlar, erkekler ve çocuklar arasında kemiklerin sağlıklı büyümesi ve kuvvetlenmesi için gerekli olan kalsiyum, fosfor ve magnezyum gibi birçok mineraller içerir.

– Kalsiyum emilimini artırır: Genel olarak, vücutta bulunan yüksek düzeydeki magnezyum, kemiklerin kalsiyum emilimi seviyesini arttırır.

– Kemik yoğunluğunu arttırır: Kaju fıstığının içeriğinde bulunan yüksek kalsiyum ve magnezyum düzeyi ile üst düzey proteinler, güçlü kemik yapısı yapımında yardımcı olur.

– Kemik esnekliğini korur: Kemik ve eklemlerin esnekliğini korumada genellikle, yüksek bakır seviyesi yardımcı olur. Bu nedenle kaju fıstığı, eklem ve kemiklerde esneklik sağlayarak, elastin ve kollajen enzimlerini birleştiren bir çalışma geliştirir.

– Kemik deformitesini önler: Kaju fıstığı, içerdiği K vitamini ile osteoporozun yanı sıra iskelet deformasyonu engeller.

4 – Kaju fıstık ve faydaları: Sağlıklı sinir sistemini destekler:

Kaju fıstığının en iyi faydalarından biri de sinir sistemi sağlığını desteklemesidir.

– Sinir sistemini sağlıklı yapar: Kaju fıstığı, sinir sistemini sağlıklı tutmak bakımından çok önemli rol oynayan Magnezyum içermektedir.

– Kan damarları, kasları ve sinirleri dinlendirir: Magnezyum kemiklerin yüzeylerinde depolanır ve böylece sinirlerin, kan damarlarının ve kasların gevşemesini arttırır. Vücuttaki yetersiz ya da düşük magnezyum seviyesi, kalsiyumun kan damarlarına geçmesi ile migren, baş ağrısı, yüksek tansiyon gibi birçok soruna neden olur.

5 – Kaju kilo aldırır mı: Kilo kaybını destekler:

Kilo kaybetmek, kaju fıstığının en iyi faydalarından biri olarak kabul edilir.

– Kolesterol ve sağlıklı protein içerir: Kaju fıstığı, içerdiği sağlıklı protein ve kolesterol sayesinde kilo kontrolünde yardımcı olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bilinçli insanların haftada yaklaşık iki gün kaju fıstığı yemeye başlaması, ağırlık konusunda ekstra kilo almayı engelleyecektir.

6 – Kaju fıstığı ve faydaları: Dişeti ve diş sağlığını destekler:

Kaju fıstığı, dişeti ve diş sağlığını geliştirir. Düzenli olarak kullanıldığı takdirde magnezyum içeriği, sağlıklı ve güçlü dişler ile diş etlerini korumada çok yardımcı olur. Ayrıca, diş apsesi ve diş çürümelerini de engeller.

7 – Kaju ve diyabet: Diyabet ile mücadeleyi destekler:

– Glikoz emilimini sınırlar: Kaju fıstığı özü, vücuttaki glikoz emilimini engeller ve diyabet ile mücadele için yardımcı olur.

– Diyabetik komplikasyonlarından korur: Kaju fıstığı,  diyabetik belirtilerden korunmak için trigliserit seviyelerini azaltır ve tekli doymamış yağa sahiptir.

– Tip-2 diyabet şansını azaltır: Kaju fıstığı içerdiği özellikler ile insanlar arasında tip 2 diyabet olasılığını azaltır.

8 – Kaju hamileliği destekler:

– Sağlıklı ve enerjik yapar: Bir anlık enerji destekçisi olarak etki veren kaju fıstığı, hamile kadınlara uzun süre tok hissettirecektir. Aynı zamanda hamilelerin yemekleri arasında tüketebilecekleri en iyi aperatiflerdir.

– Doku hasarını azaltır: Kaju fıstığında bulunan C vitamini, yaşlanma sürecini kısaltır. Aynı zamanda, gebelik sırasında doku hasarını mükemmel bir şekilde düşüren, güçlü bir antioksidan kaynağıdır.

– Cildi gençleştirici olarak kullanılan Kaju fıstıkları, gebelik dönemlerinde çatlakların oluşmasını engeller

– Yüksek kan basıncını yönetir: Kaju fıstığı, gebe kadınlarda hipertansiyonun yönetilmesi ve önlenmesinde yardımcı olan tekli doymamış yağlar içermektedir.

– Tüm sağlık sorunları ile mücadele eder: Kaju fıstığı içerdiği zengin özellikler sayesinde, gebelik sırasında birçok sağlık sorunları ile mücadele etmeye yardımcı olur.

– Kiloyu korumaktadır: Kaju fıstığı, hamile kadınların vücudunda iyi yağların seviyesini yükselterek, kötü yağları azaltmada yardımcı olur ve böylece obeziteyi engeller.

– Kalp sorunları riskini azaltır: Özellikle, yüksek magnezyum seviyesi, hamile kadınları kalp hastalıklarına karşı korur.

– Anemi önler: Kaju fıstığı, anemi oluşumunu engelleyerek, hamilelik sırasında vücudun demir seviyesini kontrol etmeye yardımcı olur.

– Cilt ve saçı sağlıklı tutar: Kaju fıstığı, gebe kadınlarda cilt ve saç kalitesini artırır.

9 – Kaju beyin sağlığını destekler:

Kaju fıstığının en önemli faydalarından biri de beynin sağlıklı olmasına yardımcı olmaktır.

– Sağlıklı beyin işleyişini teşvik eder: Özellikle bakır elementinin yüksek seviyeli hormon üretimi, enzim aktivasyonunun yanı sıra beyin fonksiyonlarının bakımı gibi çok gerekli vücut fonksiyonları içermektedir.

– Beyin gücünü arttırır: Kaju fıstığı, bağışıklık sistemini arttırır, enfeksiyonları engeller ve daha kırmızı kan hücreleri üretimini yükselterek, beynin kanlanmasını ve beyin gücünü arttırır.

– Beyne oksijenli kan akışını arttırır: Kaju fıstığı, beynin oksijen miktarını arttırarak aynı zamanda bellek gücünü de arttırır.

– Beyin hücreleri üretimini arttırır: Kaju fıstığı, tekli doymamış ve beyin hücrelerinin üretimini arttırmak için çoklu doymamış yağlara da sahiptir.

– Sinir uyarılarının iletimini sağlıklı tutar: Özellikle magnezyum, sinir uyarılarının kaslardan beyne gitmesine neden olur. Böylece kas spazmı, ağrılı kramplar ve lezyonların önlenmesi sağlanır.

– Ruhsal bozuklukları önler: Özellikle Kaju fıstığında bulunan, dopamin ve melanin üretimi salgılanmasındaki bakır içeriği, ağır güneş yanığı, depresyon, nörolojik bozukluklar, kronik yorgunluk sendromlarını engeller.

Cilde İyi Gelen Yiyecekler: Cildi Güzelleştiren Yiyecekler

Cilde İyi Gelen Yiyecekler: Cildi Güzelleştiren Yiyecekler

Cildi güzelleştiren yiyecekler

Cildi güzelleştiren yiyecekler

Cilt sağlığının korunması için düzenli olarak cilt bakımı yapılmalıdır. Ayrıca beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Sağlıklı bir beslenme düzeni ile cildin daha sağlıklı ve canlı görünmesi sağlanabilir. Özellikle bazı besinlerin mutlaka beslenme düzenine eklenmesi önerilir.

Cilt sağlığı ve beslenme: Cilt için faydalı besinler

1. Cildi besleyen yiyecekler: Portakal

– Portakal cilt için en faydalı besinlerden biridir. İçerdiği C vitamini ile cilt hücrelerinin onarılmasına yardımcı olur. Cilt tonunu dengeler ve cilt yapısını güçlendirir.

– Portakal, B1 vitamini ve folat içeren B kompleksleri içerir. Bu içeriği ile ciltte kan akışını artırır. Bu şekilde cilt hücrelerine daha fazla oksijen gider.

– Portakal meyve olarak ya da salatalar ile birlikte tüketilebilir.

2. Cilt güzelliği için gıdalar: Badem

– Cildin sağlıklı ve canlı görünmesine yardımcı olan bir diğer besin bademdir. Badem içerdiği vitaminler ve E vitamini ile cildin onarılmasına yardımcı olur.

– Badem ayrıca çeşitli antioksidanlar içerir. Bu içeriği ile kırışıklıklar, ince çizgiler ve diğer yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Badem ayrıca esansiyel yağ asitleri de içerir. Bu nedenle sivilce ve egzama gibi iltihabik durumlarda da etkilidir.

– Badem çerez olarak tüketilebileceği gibi salata, tahıl, yoğurt ya da pişmiş besinler ile birlikte de tüketilebilir.

– Badem tüketilmesinin yanı sıra badem yağı da cilde uygulanabilir.

3. Cilde yararlı meyveler: Avokado

– Avokado içerisindeki faydalı yağlar ile cildi besler ve nemlendirir. Ciltteki kırışıklıkları ve ince çizgileri azaltmaya yardımcı olur.

– Avokado C vitamini, E vitamini, K vitamini, folik asit, magnezyum ve potasyum içerir. İçerdiği E vitamini ile cilt hücrelerinin onarılmasında son derece etkilidir.

– Haftada 2 ya da 4 kez avokado tüketilmesi cildin daha canlı ve parlak olmasına yardımcı olacaktır. Avokado tek başına tüketilebileceği gibi püre haline getirilip süt ile karıştırılarak da tüketilebilir. Ayrıca biraz sütle karıştırılan avokado cilde doğrundan maske olarak da uygulanabilir.

4. Güzel bir cilt için yemesi gerekenler: Yaban mersini

– Cilt sağlığı için önerilen bir diğer besin yaban mersinidir. Yaban mersini C vitamini açısından son derece zengindir. Ciltte kolajen üretimini artırır. İçerdiği antioksidan ile kırışıklıkları ve ince çizgileri azaltır.

– Yaban mersini ciltteki inflamasyonu azaltır. Cilt tonunu dengelerken aynı zamanda cildin daha parlak ve canlı görünmesine yardımcı olur.

– Erken yaşlanma belirtilerini önlemek için, yoğurt veya tahıl ile birlikte her gün düzenli olarak yaban mersini tüketilebilir.

5. Cildi güzelleştirmek için domates

Domates cilt için son derece faydalıdır. Cildi güneş hasarına karşı korur. Likopen olarak bilinen anti-aging antioksidanlardan yüksek düzeyde içerir. Aynı zamanda domates asidik özellikleri ile sivilceleri ve cilt lekelerini de azaltır. A vitamini açısından da zengin olduğu için cildin daha aydınlık ve parlak olmasını sağlar.

– Domates her gün düzenli olarak tüketilmesi gereken besinlerden biridir. Ayrıca cilde düzenli olarak da uygulanabilir. Hamur haline getirilen domates cilde doğrudan uygulanır. 10 dakika kadar ciltte bekletilir ve su ile durulanır.

6. Cilt bakımı yeşil çay

– Yeşil çay antioksidanlar açısından son derece zengindir. Bu nedenle kırışıklık ve ince çizgiler için oldukça etkilidir. Ciltteki serbest radikallerin ve toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır.

– Yeşil çay akne, sedef, rosacea, kırışıklıklar ve siğil gibi birçok cilt hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. Düzenli olarak günde 1 ya da 2 bardak içilebilir.

– Yeşil çayın kanseri önleyen etkileri de vardır.

– Yeşil çay bazı kişilerde alerjiye neden olabileceği için dikkatli kullanılması önerilir.

7. Cilde faydalı sebzeler: Ispanak

– Ispanak en faydalı yeşil yapraklı sebzeler arasındadır. Cilt için faydalı olan birçok bileşen içerir. Ispanak ayrıca cilt için etkili olan A vitamini, B vitamini, C vitamini ve E vitamini içerir. Potasyum, demir, kalsiyum, magnezyum ve omega 3 yağ asitleri açısından da zengindir.

– Antioksidan özellikleri olan ıspanak, hücre hasarına ve erken yaşlanmayı önlemeye yardımcı olur. Beta-karoten içeren ıspanak cilt kuruluğunu önlemek için de önerilir. Cildi güneş hasarına karşı korur.

– Her gün düzenli olarak yarım bardak ıspanak suyu tüketilebilir. Ayrıca salatalara da ıspanak doğranarak tüketilebilir.

8. Bitter çikolatanın cilde faydaları

– Bitter çikolata cilt için son derece faydalıdır. Bitter çikolatada bulunan flavonoidler, cildi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı korur. Cilt sağlığının korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda cilt altında kan akışını artırır. Cildin nem kaybını önler ve cilt tonunu dengeler.

– Bitter çikolata içerdiği kakao özü ile cildin daha pürüzsüz ve canlı olmasını sağlar. Ayrıca cilt iltihabını azaltmada da etkilidir.

– Bitter çikolata kalori açısından fazla olduğu için az tüketilmesi önerilir. Günde 3 küçük parça tüketilebilir. Bitter çikolata aynı zamanda kek gibi besinlerde de kullanılabilir.

9. Cilde yararlı gıdalar: Somon

– Somon da cilt sağlığı için önerilir. Yağlı bir balık olan somon yağ asitleri açısından son derece zengindir. İçeriği omega 3 yağ asitleri sayesinde cildi besler ve cilt yapısını geliştirir. Kırışıklıkların azalmasını sağlar. Cildin daha genç ve sıkı görünmesine yardımcı olur.

– Omega 3 yağ asitleri aynı zamanda genel sağlık için de çok önemlidir. Dolaşımı geliştirir ve sağlığa faydalı olan selenyum ve çinko içerir. Selenyum cildi güneşin zararlı UV ışınlarından korumaya da yardımcı olur. Ciltteki ölü derilerin dışarı atılmasında etkilidir.

– Somon balığı ızgara şeklinde tüketildiğinde daha faydalı olacaktır.

10. Yumurta

– Yumurta yüksek kaliteli proteinler içerir. Ayrıca A vitamini, D vitamini ve E vitamini açısından da son derece zengindir. B kompleks vitaminleri de içerir. Demir, bakır ve selenyum gibi mineraller ile cilt yapısını geliştirir. İçerdiği A vitamini ise ciltte yeni hücrelerin gelişimini destekler. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.

– Yumurtada bulunan bakır mevcut cildin elastikiyetini arttırır. Ayrıca, yumurtada bulunan antioksidanlar ince çizgileri, kahverengi lekeleri, yaşlılık lekelerini azaltır. Kansere karşı da koruyucu etkileri vardır.

– Cildin sağlıklı kalması için her iki günde 1 yumurta tüketilmesi önerilir. Yumurta cilt maskesi olarak cilde de uygulanabilir.

Cilt sağlığını korumak ve cilt hücrelerinin yenilenmesini teşvik etmek için tüm bu besinler beslenme düzenine eklenmelidir. Özellikle A vitamini, E vitamini ve C vitamini açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Bu besinlerin tüketilmesi yaşlılık belirtilerini azaltır ve kırışıklıkları önler. Ayrıca su tüketimine de dikkat edilmelidir. Her gün düzenli olarak 3 litreye yakın su içilmelidir. Su tüketiminin artırılması da cildin onarılmasını ve cilt hücrelerinin üretilmesini teşvik eder. Aynı zamanda cildin esnek ve canlı kalmasını sağlar.

Selülite İyi Gelen İçecekler: Selülit İçin Ne İçmeli?

Selülite İyi Gelen İçecekler: Selülit İçin Ne İçmeli?

Selülit için ne içmeli

Selülit için ne içmeli

Selülit nasıl olur?

Selülit, cilt yüzeyinde çukurlu ve inişli çıkışlı bir doku görünüme neden olan bir cilt sorunudur. Cildin alt katmanında yağ birikmesi nedeni ile oluşur. Selülit daha çok kadınlarda görülürken aynı zamanda bazı durumlarda erkekleri de etkileyebilir. Selülitin oluşma nedeni fazla kilolar ve genetik yatkınlık olabileceği gibi hormonal sorunlar, çevre kirliliği, sigara ve vücutta toksin birikmesi gibi dış kaynaklı da olabilir. Selülitten kurtulmak için liposakşın ya da lazer tedavi gibi yöntemlerin yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerekir. Selülite iyi gelen yiyecekler ve içecekler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

Selülite ne iyi gelir: Selülitten kurtulmanın yolu:

1. Selülite su iyi gelirmi?

– Selülit ile mücadelede en etkili çözüm su tüketiminin artırılmasıdır. Sıvı kaybı yani diğer adıyla dehidratasyon cilt altında yağ birikmesinin temel nedenidir. Su, vücudun detoks ve temizlenme sürecinin gerekli bir parçasıdır. Yeterli miktarda tüketilmediği takdirde vücut metabolizmasının çalışmasını çok zorlaştırabilir ve yağ hücrelerinde toksik birikimi oluşur. Yüksek toksisite ile yağ hücrelerinin selülit şeklinde boncuk gibi topaklara dönüşmesine neden olur. Dehidrasyon ciltte esneklik kaybına da neden olur.

– Her gün 2 buçuk ila 3 litre kadar su mutlaka tüketilmelidir.

2. Selülit için salatalık suyu

– Salatalık yüksek oranda su içeren bir besindir. Ayrıca cilt ve vücut için gerekli vitamin ve mineralleri de içerir. Salatalık suyu her gün düzenli olarak tüketilmelidir.

3. Selülit için bitkisel çaylar: Keten tohumu çayı

– Keten tohumu cilt esnekliğini artırmaya yardımcı esansiyel yağ asitleri içerir. Ayrıca içerdiği lignanlar ile selülit oluşumuna yol açan hormon dengesizliklerin düzene girmesini sağlar. Yararlı fitokimyasallar içerir. Aynı zamanda keten tohumunda bulunan birçok vitamin ve mineraller; selülit görünümünü azaltmaya yardımcı olur, cildin zayıf kalmasını engeller. Son olarak, keten tohumu lif açısından da zengin bir besin olduğu için metabolizmanın çalışmasını destekler.

– Bir bardak sıcak su içerisine bir çay kaşığı keten tohumu eklenir. 10 dakika demlenmesi beklendikten sonra süzülür ve tüketilir.

4. Selülit için ananas suyu

– Ananas bromelain adından bir enzim içerir. Bu enzim yağ hücre metabolizmasını artırarak selülitlerin azaltılmasında son derece etkilidir. Ayrıca lif açısından zengin olduğu için metabolizma için de faydalıdır.

– Ananas her gün meyve olarak tüketilebileceği gibi bir bardak ananas suyu da içilebilir.

5. Selülit için limon kürü: Limon suyu ve acı biber

– Limon suyu C vitamini açısından son derece zengindir. Acıbiber ise kapsaisin adından yağ yakan bir madde içerir. Her iki besin de selüliti azaltmaya yardımcı olur. Cilt esnekliğinin korunmasında etkilidir.

– Bir bardak sıcak suya biraz acıbiber eklenir ve 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Ardından içerisine biraz limon suyu eklenerek tüketilir. Bu karışım her gün 3 kez tüketilebilir. 1 hafta içerisinde ciltte gözle görülür bir değişim olacaktır. Selülit ile mücadelede mükemmel bir yöntem olmasının yanı sıra vücudun toksinlerden temizlenmesine de yardımcı olur. En iyi sonuçlar için, her yemekten yaklaşık otuz dakika önce içilmesi önerilir.

6. Selülite yeşil çay

– Yeşil çay yağ hücrelerinin metabolizmasına yardımcı olan termojenik olarak bilinir. Ayrıca yeşil çayda bulunan antioksidanlar kilo vermeye de yardımcı olur. Zihinsel berraklık sağlarken enerji seviyelerini yükseltir.

– Her gün 3 bardak kadar yeşil çay tüketilebilir.

7. Selülite iyi gelen sebzeler: Sebze suları

– Selülit oluşumunu azaltmak ve vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırmak için sebze suları da tüketilebilir. Özellikle ıspanak, pazı, lahana ve benzeri koyu yeşil yapraklı sebzelerin sularının tüketilmesi önerilir. Bu sebzeler lif, antioksidanlar ve mineraller açısından zengindir. Bu içerikleri ile cildin daha sağlıklı kalmasına yardımcı olurlar ve hücre yenilenmesini hızlandırırlar.

– Her gün 2 bardak kadar sebze suyu tüketilebilir.

Selülite İyi Gelen Vitaminler: Selülit Giderici Vitamin Önerileri

Selülite İyi Gelen Vitaminler: Selülit Giderici Vitamin Önerileri

Selülit giderici vitamin önerileri

Selülit giderici vitamin önerileri

Selülit nasıl azalır?

Selülit özellikle kalça ve uyluk bölgesinde oluşan bir cilt sorunudur. Cilt altında biriken yağ topları cildin pürüzlü ve katman katman görünmesine neden olur. Bu görüntü genellikle portakal kabuğu görüntüsüne benzetilir. Selülitten kurtulmak için doğal çözümler ve bitkisel yolların yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Özellikle bazı vitaminlerin eksikliği selülite neden olabilir.

Selülit için hangi vitamin alınmalı: Selülite yararlı vitaminler

1. Selülit için A vitamini alımı artırılmalıdır.

– A vitamini yağda çözünen ve ciltte kolajen üretimini destekleyen bir vitamindir. Cilt yapısını güçlendirirken aynı zamanda cildin daha canlı görünmesini sağlar. Vücutta hücrelerin üretimini teşvik eder.

– A vitamini içeren havuç, kabak, kavun, karalahana ve ıspanak gibi sebze ve meyveler beslenme düzenine eklenmelidir. Aynı zamanda yine A vitamini içeren yumurta ve süt ile sığır eti de tüketilebilir.

2. C vitamini selülit görünümünü azaltır.

– C vitamini de kolajen üretimindeki etkili bir rol oynar. Kırmızı kan hücrelerinin artmasına yardımcı olurken hücrelerin zarar görmesini engeller. Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olarak bilinir ve hücreleri canlı tutar. C vitamini ayrıca kırışıklıkları önlemek için de yardımcı olabilir.

– C vitamini içeren portakal, yeşil tatlı biber, kivi ve çilek gibi birçok meyve ve sebze tüketilebilir.

3. B vitamini selülit için önerilir.

– B vitaminleri 10 ayrı vitamin grubundan oluşur. B kompleks vitaminleri sağlıklı kan hücreleri ve doku aktivitesini teşvik eder. Selülit ile mücadelede en etkili vitaminler arasındadır. Özellikle B 6 vitamini ile B 2 vitamini içeren besinlerin tüketilmesi önerilir.

– B 6 vitamini içeren pekmez, süt ve karaciğer ile B 2 vitamini içeren peynir, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve bezelye gibi besinler beslenme düzenine eklenebilir. B vitaminleri doktora danışılarak takviye olarak da kullanılabilir.

4. E vitamini selülit giderici özelliklere sahiptir.

– Yağda eriyen E vitamini aynı zamanda antioksidan özellikleri ile selülite karşı mücadelede yardımcı olur. E vitamini yağ yakımını hızlandırır ve cilt hücrelerine daha fazla oksijen gitmesini salar.

– E vitamini içeren cilt kremleri cilde doğrudan uygulanabilir. Ancak E vitamini içeren somon balığı, zeytin ve yeşil yapraklı sebzeler de beslenme düzeninde mutlaka olmalıdır.

Selülite neden olan faktörler: Vitamin eksiklikleri:

– Selülit oluşumu genellikle fazla kilolara bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak zayıf insanlarda da selülit oluşabilir. Bunun nedeni vitamin eksiklikleridir. Özellikle C vitamini eksikliği cildin yapısının bozulmasına neden olur. Ciltte kanamalar, kuruluk ve esneklik kaybı görülebilir. Bu durum kalça ve basen bölgesine selülit sorunu olarak yansır. Günlük C vitamini yaklaşık 300 ila 700 mg arasındadır. Bu oranın altında kalınmamalı ve gerekirse ek vitamin takviyesi için doktora danışılarak C vitamini kullanılmalıdır.

– Magnezyum eksikliği de selülit nedenleri arasındadır. Magnezyum bir mineral ve vitamindir. Ayrıca vücudun 300’den fazla fonksiyonu için kullandığı bir mikro-besindir. Magnezyum eksikliği selülitin yanı sıra kalp hastalığı, sinir problemleri, düşük enerji düzeyleri ve depresyon gibi durumlara da yol açabilir. Magnezyum içeren yeşil sebzeler ile kuruyemişler ve meyve suları da beslenme düzeninde mutlaka olması gereken gıdalar arasındadır.

– Bir diğer selülit nedeni ise antioksidan eksikliğidir. Antioksidanlar dış kaynaklardan gelen toksinlerin vücuttan dışarı atılmasını sağlar. Ancak eksikliği durumunda vücutta biriken toksinler ve serbest radikaller hücrelerin hasar görmesine neden olur. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırır. Antioksidan açısından zengin olan gıdalar ise tüm yeşil yapraklı sebzelerdir.

Tüm bu vitaminler selülitten kurtulmaya yardımcı olur. Selülit kremleri ve selülit tedavilerinin yanı sıra bu sorunun kalıcı olarak giderilmesi için beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Tüm vitaminlerden günlük gereken miktar mutlaka alınmalıdır. Besinlerden alınamıyorsa ek takviyeler için doktora danışılabilir.

Şok Diyet Listesi: Şok Diyeti Nasıl Yapılır?

Şok Diyet Listesi: Şok Diyeti Nasıl Yapılır?

Şok diyeti nasıl yapılır

Şok diyeti nasıl yapılır

Şok diyet listeleri hızlı kilo verme üzerine kurulmuş diyetlerdir. Bu diyet listelerinde oldukça az kalori alınarak hızla yağ yakma amaçlanır. Ancak bu diyetler 5 günden fazla yapılmamalıdır. Aksi halde besin eksiklikleri oluşabilir ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

5 günlük şok diyet: 5 günde 5 kilo verdiren şok diyet

– İlk günün sabahı bir bardak limonlu ılık su içilmelidir. Limonlu su tüketilmesi metabolizmayı hızlandırarak daha hızlı yağ yakılmasını sağlar. Bu diyetteki öğünler 5 gün boyunca tekrar edilir.

Sabah

– Bir bardak yeşil çay ile 2 adet haşlanmış yumurta ve marul gibi yeşillikler. Kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir.

Öğlen

– İstenilen herhangi bir çorba (kremasız çorbalardan), az zeytinyağlı yeşillik salata ile bir kase sade yoğurt.

Ara öğün

– 1 adet elma ya da portakal

Akşam yemeği

Bir kase kremasız herhangi bir çorba ile yine az zeytinyağı salata ve bir kase yağsız sade yoğurt

Şok diyetin zararları ve riskleri:

– Bu diyetle 5 günde 5 kilo kadar verilebilir. Ancak kısıtlı kalori alımı olduğu için enerji seviyelerinde düşme yaşanabilir. Ayrıca diyet sırasında spor yapılması önerilmez.

– Bu diyet yorgunluk hissine ve tansiyonun düşmesine neden olabileceği için dikkatli olunmalıdır. Eğer kişide aşırı yorgunluk ya da fenalık gibi belirtiler varsa diyete devam edilmemelidir.

Şok diyetten sonra nasıl beslenmeli: Şok diyetten sonra kilo almamak için ne yapmalı?

Şok diyet en fazla sadece 5 gün uygulanmalıdır. Sonrasında daha sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturularak kilo kontrol altında tutulabilir. Şok diyet sonrasında beslenme düzeninde olması önerilen besinler şunlardır:

1 – Kahvaltıda tam tahıl:

Rafine tahıllı gevreklere eklenen şekerler zengin besin kaynakları arasındadır. Bu özellik sayesinde kandaki şeker içerisinde rafine karbonhidrat içerir. Bu durum, kan şekerinin yükselmesine neden olur. Bunu enerjiye dönüştürmek gerekir. Geri kalan uyluk, kalça ve bel bölgesinde yağ olarak depolanır. Aslında vücut beden kadar şeker kullanır. Bu yüzden kan şekeri düşer ve kişi kendini aç, yorgun hisseder. Dahası bundan dolayı çok fazla yemek yer. Amerikalı kadın hemşireler üzerinde 2003 yılında yapılan bir çalışmada, rafine tahıllı gıdalar kilo alımını teşvik ederken, oysa tam tahıllı gıdalar kilo kaybına teşvik ettiği bildirilmiştir. Tam tahıllı gıdalar sindirimi düzenler ve uzun zaman tokluk duygusu hissettirerek kilo kaybı için etkili olması dolayısıyla, rafine tahıllı ile tam tahıllı gıdaları ayırt etmek önemlidir. Tam tahıllı gevrekler, düşük şeker ve doymuş yağ özelliği ile kolesterol düşürücü antioksidanlar bakımından iyi bir kaynaktır.

2 – Diyet soda:

Diyet programında, şeker ve kalori olmaksızın soda tadında olan diyet kola gibi içeceklere yer verilir. Ancak, çalışmalar yapay tatlandırılmış diyet soda yerine kullanılan şeker yüklü gazlı içeceklerin düzenli alımının gerçekten kilo kaybına yardımcı olmadığını göstermiştir. Amerikan Geriatri Derneği Dergisi’nde 2015 yılında yayınlanan bir çalışmada, soda içen insanların diyet yapanlara oranla dokuz yılda yaklaşık üç kat abdominal yağ kazandığını belirtmektedir. Yapay tatlandırıcıların normal şeker şekilde sindirilir olmadığından, insanların bağırsaklarında sıkışmış olarak yer alır ve bağırsağın bakterilerinin davranışını değiştirir. Bu durum, kan şekerinde ani bir artışa neden olan glukoz intoleransına neden olur.

3 – Glutensiz gıda:

Kilo kaybı için glutensiz diyet popüler hale gelmiştir. NPD tarafından 2013 yılı raporuna göre, Amerikan nüfusunun üçte biri diyet programında gluteni azaltmaya çalışmaktadır. Ancak, çölyak hastalığı nedeni ile insanların sadece glutensiz gıdaya ihtiyacı vardır. Bu başkalarında kilo artışına sebep olabilir. Glüten lifler ve proteinler uzun süreli enerji sağlar ve insanları daha uzun süre tok tutarak gereksiz yemek yemeyi önler. Çavdar ve arpa gibi tam tahıllar, kan şekerini düzenleyen karbonhidratlar bakımından sağlıklı bir karışım içerir. Bu durum, vücutta yağa dönüştürmeyi sağlayan aşırı şekeri engeller. Glutensiz gıdalar, diğer taraftan, yağ giderici aşırı kan şekerinin aniden düşmesine neden olur. Tadı geliştirmek için şeker ilave etmek gerekebilir.

4 – Yağsız salata sosu :

Vitaminler, besinler, mineraller, lifler ve antioksidanlar ile dolu yeşil salata inanılmaz sağlıklı bir besindir. Ancak, salatanın tadına lezzet eklemek için, çoğunlukla önceden paketlenmiş yağsız soslar kullanılır. Yağdan yoksun olan diğer maddeler, denge ve lezzetini arttırmak için salataya eklenir. Yağsız salata sosu en zararlı maddelerden biri olarak içerisinde bulunan früktoz şeker ile kişinin vücuduna hemen yağ olarak depolanır. Clinical Investigation dergisinde 2009 yılında yayınlanan bir çalışmada, yüksek fruktoz diyeti tüketen gönüllülerin karın çevresinde yağ geliştiği belirtilmiştir. Ayrıca, katılımcılarda visseral adipoz doku ve lipidlerlerde artma görüldüğü ve kilolu kişilerde ise insülin duyarlılığında azalma göstermiştir. Bunun yanı sıra, sebze ile kilo kaybına teşvik eden besinleri absorbe için belirli miktarda diyetsel yağ gerekli olduğu Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2004 yılında yapılan çalışma ile kanıtlanmıştır. Bu yağsız salata sosunu tüketen deneklerin, likopen ve çeşitli zayıflama takviyeleri bulunan antioksidan gibi karotenoidlerde sıfır emilim gösterdiği bulunmuştur.

5 – Şeker ya da tatlandırıcı içeren az yağlı yoğurt:

İnsanlar kilo kaybı için düşük yağlı diyet takip etmeye çalışmaktadır. Bu yüzden çoğu kişi kaloriden tasarruf etmek için az yağlı yoğurt tercih eder. Ancak, az yağlı yoğurdun bazı türleri insanlarda daha fazla kilo yapabilir. Yoğurt, yağ çıkarmak için işlendiğinde lezzetini kaybedebilir. Böylece, bazı ürünlerde olduğu gibi düşük yağlı yoğurdu daha çekici hale getirmek için aşırı şeker ilave edilir. Kan dolaşımına şekerden kalanın bir kısmı yağ olarak depolanmasının yanı sıra bir kısmı da enerjiye dönüştürür. Yani, diyet olarak kullanılan rutin düşük yağlı yoğurt, aslında kilo almaya yol açabilir.

6 – Meyve suları ve kokteyller:

İnsanları enerjik ve taze tuttuğuna inanılan meyve suları ve kokteyller, kilo kaybı diyetlerinde kullanılan popüler bileşendir. Ancak, meyve suyu, içerdiği besleyici lif sayesinde müthiş saf şeker tüketmektedir. Ayrıca, bazı meyveler yüksek miktarda kalori ihtiva etmektedir. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre, 1 avokado 322 kalori içerir ve 1 büyük elma 116 kalori içerir. Bu durumda şeker ve kalori içeriği bakımından meyvelerin sayısına bağlı olarak uygulanan diyet programı vücut için yıkım olabilir. Şeker içeriğinin bir kısmını enerjiye dönüştürmek mümkün olabilir. Ancak, geri kalan şeker depolanarak vücutta yağa dönüşecektir. Bu da zaman içinde önemli kilo artışına yol açacaktır. Ayrıca, meyve fruktoz içerir. Fizyolojik yorumlar olarak 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, yüksek fruktoz alımı kilo almaya neden olur.

7 – Kuruyemiş:

Kuruyemiş olarak tüketilen fındık, protein ve lif oranı bakımından yüksek olduğu bilinmektedir. Bu özelliği sayesinde insanların uzun süre açlık duygusu hissetmesini önler. Bu yüzden kilo kaybı planının bir parçası olarak düzenli fındık tüketmek önerilebilir. Ancak, fındık kalori miktarının fazla olmasına karşılık USDA’ya göre, fıstık 1 ons 160 kalori içerir. Ayrıca, önceden paketlenmiş kuruyemişler sıklıkla bal ve çikolata ile kaplanır. Çikolata kaplamasının zararının az olduğu düşünülmesine karşı, kalori ile birlikte eklenen şekerin kilo alımına neden olduğu belirtilmektedir. Beslenme dergisi American Society for yayınlanan 2008 yılı öncesi bir çalışmada, araştırmalar kilo alımını tehdit edebileceği anlaşılacağı gibi aşırıya kaçmadan fındık tüketmenin önemini yinelemiştir. Fındık tüketmek için en iyi yol, tüketimi sınırlayan ve iştahı tatmin eden salata ya da yoğurt gibi bazı gıdaların üzerine fındık serpilmesini sağlamaktır.

8 – Humus:

Humus küreselleşen dünyada, tüm mutfaklarda kullanılan ve çok popüler olan geleneksel bir Ortadoğu çeşnisidir. Hızlı kilo kaybı diyetlerinde dahil olmak üzere, salata ya da sandviç gibi gıdalarda kullanılan mükemmel bir uyuma sahiptir. Kalori bakımından zengin olan humus, zeytinyağı ve susam ezmesini bir arada içerir. Ancak humus, tahin de içermektedir. Humusun 8 ons porsiyonu, 415 civarında kalori içerir. Öncelikle, protein içeriği yüksek olan nohut ile yapılan humus, kişiyi daha uzun süre tok tutar. Aşırıya kaçmadan tüketilmesi önerilir. Çünkü aşırı humus tüketimi, bel çevresinde yağlanma şeklinde kendini göstermeye başlayabilir. Humus tadının ve lezzetinin bağımlısı olanlara yapılışı kolay gelebileceği için fazla tüketmek tavsiye edilmez. Aşırıya kaçmadan yenmesi önerilen humusun aslında sağlıklı alternatifler kullanarak evde yapılabilme imkanı vardır.