Kalça Büyütmek İçin Ne Yemeli: Kalça Büyüten Yiyecekler

Kalça Büyütmek İçin Ne Yemeli: Kalça Büyüten Yiyecekler

Kalça büyüten yiyecekler

Kalça büyüten yiyecekler

Kalça büyüklüğü ve kalça oranı büyük ölçüde genetik faktörlere bağlıdır. Ancak, kilo alımı da kalça boyutunu etkileyebilir. Sağlıksız kilo alınması kötü bir görüntüye neden olur. Bu nedenle beslenme düzenine ek olarak kaslar da mutlaka geliştirilmelidir. Haftanın en az 4 ya da 5 günü kalça ve basen çalıştıran egzersiz hareketleri yapılmalıdır. Kasların geliştirilmesine bağlı olarak kalçanın büyütülmesi hem daha sağlıklı olacaktır hem de estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturulacaktır.

Kalça bölgesini büyütmek için öncelikle sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturulmalı ve protein alımı artırılmalıdır. Uygun beslenme düzeni için bir diyetisyene başvurulabilir. Düzenli egzersiz için ise bir spor salonuna gidilebilir.

Kalça büyütmek için ne yemeliyiz?

– Beslenme düzeni içerisinde işlenmiş gıdalar ve yağ oranı düşük besinler olmalıdır. Tahıllar, meyve ve sebzeler bol bol tüketilmelidir.

– Karbonhidratlar vücudun enerjisinin ana kaynağıdır. Genellikle vücutta yağ olarak depolanır ve enerji için ikinci kaynaktır. Protein ise kasların gelişmesine yardımcı olurken enerji için kullanılmaz.

Kalça büyütmek için nasıl beslenmeli: Kalça büyütmenin yolları

Bazı besinler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Bu besinler şunlardır:

– Karbonhidratlar: Kahverengi pirinç, tatlı patates, mısır, arpa, buğday ekmeği, tam tahıllı makarna, kepekli makarna, elma ve greyfurt. Karbonhidrat takviyeleri de vardır.

– Protein: Yağsız süt, az yağlı yoğurt, tavuk, yumurta akı, fasulye, balık, hindi, et, baklagiller, peynir altı suyu proteini ve soya proteini.

– Doymamış Yağ: Ayçiçek yağı, kanola yağı, zeytinyağı, yağlı balıklar ve fındık.

Kalça büyütme diyeti: Kalça büyüten diyet

Kahvaltı fikirleri: Meyve ve yumurta akı, tahıllı krep ile meyve ve az yağlı süt, düşük yağlı yoğurt ve meyve, meyve ile buğday gevreği. Ayrıca tahıl gevreklerine tat katmak için kurutulmuş meyve ve fındık gibi kuruyemişler kullanılabilir.

Atıştırmalık fikirler: Fındık, meyve, peynir, yoğurt, kraker ve peynir, fıstık ezmesi ve muzlu sandviç.

Öğle yemeği fikirleri: Et ve meyve salatası (ton balığı ya da tavuklu), sebzeli kremalı çorbalar, salata ve sandviçler ile meyve ve peynir.

Akşam yemeği fikirleri: Akşam yemeklerinde aşırıya kaçmadan yemek yenmelidir. Akşam yemeğinde tavuk ya da kırmızı etin yanında salata ve baklagiller tüketilebilir. Zeytinyağlı sebze yemekleri de önerilir.

Kalçayı büyütmek için ne yemeli: Kalçayı büyüten yiyecekler

1. Patates cipsi

– Patates cipsi kalça bölgesinin genişletilmesi için en etkili besinlerden biridir. Kan şekerini ve insülin seviyelerini yükseltirken aynı zamanda kolaylıkla sindirilir karbonhidratlar içerir. Oldukça yüksek kalorilidir.

2. Kırmızı ve işlenmiş etler

– Kırmızı işlenmiş etler de kalça büyütmek için beslenme düzenine eklenebilir. Salam ve pastırma gibi işlenmiş etler tüketilebilir.

– Kırmızı ve işlenmiş etler ile pilav ve makarna gibi besinler de tüketilebilir.

3. Tatlılar

–  Dondurma, kurabiye, kek ve şeker gibi tatlıların da beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Bu besinler kilo alınmasını sağlarken kalçanın da büyümesine yardımcı olur.

Kalça bölgesinin büyütülmesi için öncelikle beslenme düzenine dikkat edilmelidir. İşlenmiş gıdalar ve tatlılar tüketilecekse mutlaka egzersiz de yapılmalıdır. Egzersiz yapılmadan yüksek kalorili besinlerin tüketilmesi sağlıksız kilo alınmasına neden olur. Yağ oranının artması estetik açıdan da kötü bir görüntü oluşturulur. Kalça kaslarının geliştirilerek kalça büyütme tekniği için egzersiz şarttır. Özellikle basen ve kalça çalıştıran egzersizler tercih edilmelidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme düzeninde bol bol sebze ve meyve tüketilmesinin yanı sıra su tüketimi de artırılmalıdır. Bu şekilde istenilen estetik ve büyük kalça görüntüsüne kavuşulabilir.

Akciğer Sağlığı İçin Ne Yemeli: Akciğer Sağlığına İyi Gelen Gıdalar

Akciğer Sağlığı İçin Ne Yemeli: Akciğer Sağlığına İyi Gelen Gıdalar

akciğer sağlığına iyi gelen gıdalar

akciğer sağlığına iyi gelen gıdalar

Akciğerlere iyi gelen besinler şunlardır:

Akciğer sağlığı için neler yemeliyiz: Akciğer sağlığı için besinler

1. Akciğer sağlığını korumak için ne yapmalıyız: Su tüketimi

– Akciğer sağlığını korumak için önerilen en etkili çözüm su tüketiminin artırılmalıdır. Sıvı kaybı akciğer kuruluğu başta olmak üzere birçok solunum sorununa neden olabilir.

– Her gün düzeli olarak yaklaşık 10 ila 12 bardak su tüketilmesi önerilir. Suyun yanı sıra bitkisel çaylar da tüketilebilir.

2. Akciğer sağlığını korumak için yapılması gerekenler: Sarımsak

– Sarımsak, iştah açıcı özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda çeşitli hastalıkların tedavisinde de etkilidir. Akciğer sorunlarının oluşmasını engeller.

– 100 yılı aşkın bir süredir çeşitli hastalıklar ve sağlık sorunlarında kullanılan sarımsak etkili anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Bronşların temizlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda boğaz ve burun bölgesinde biriken mukusun da atılmasını sağlar.

– Sarımsak yemeklere ve salatalara eklenebilir ya da gün içerisinde sarımsak çayı tüketilebilir.

3. Akciğere iyi gelen meyveler: Elma suyu

– Her gün elma suyu tüketilmesi akciğerlerdeki hırıltının azalmasını sağlar. Gün içerisinde birkaç bardak elma suyu tüketilebilir, elma meyve olarak da yenebilir.

4. Akciğerlere iyi gelen besinler: Kayısı

– Kayısı A vitamini açısından son derece zengin olan bir besindir. Bu içeriği ile akciğer sağlığının korunmasını sağlar.

5. Aciğere iyi gelen bitkiler: Zencefil

– Zencefil akciğer ve solunum sorunlarında önerilen en etkili çözümlerden biridir. Akciğerlerde detoks etkisi yaratır ve solunum sistemini temizler.

– inger mı başka keyifli yemek o zaman eklenen akciğerlerin detoks diyet yardımcı olabilir. Zencefil aynı zamanda kan dolaşımını geliştirmeye yardımcı olur ve böylece daha sağlıklı ve fit bir görünüm sağlar.

– Zencefil aynı zamanda bronşit durumunda da önerilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

– Zencefil salata ve yemeklere eklenebileceği gibi zencefil çayı düzenli olarak da tüketilebilir.

6. Akciğerlere faydalı besinler: Kırmızı biber

– Kırmızı biber de akciğer sağlığı için önerilen çözümlerden biridir. Ciğerlerin temizlenmesine yardımcı olur ve hastalıkların oluşmasını engeller.

7. Taze gıdalar

– Taze ve işlenmiş gıdalar sık sık tüketilmelidir. İşlenmiş ve hazır gıdalardan uzak durulması önerilir.

– Dışarıda yemek yerine evde taze gıdalar ile yemek hazırlanması önerilir. İşlenmiş ve hazır gıdalarda kan şekeri düzeylerinde çeşitli metabolik fonksiyonların zarar görmesine neden olan pek çok kimyasal madde vardır.

8. Akciğere faydalı sebzeler: Brokoli

– Brokoli güçlü ve etkili antioksidanlar içerir. Bu içeriği ile akciğer sağlığının korunmasına yardımcı olur.

– Düzenli olarak brokoli tüketilmesi önerilir. Salatalara eklenebileceği gibi haşlama şeklinde de tüketilebilir.

9. Kümes hayvanları

– Tavuk ve hindi eti gibi besinlerin tüketilmesi de önerilmektedir. Özellikle göğüs eti tüketilmesi tavsiye edilir.

– Tavuk ve hindi eti yüksek miktarda A vitamini içerir. Bu içeriği ile akciğer sağlığının korunmasına yardımcı olur ve olası solunum hastalıklarının önlenmesini sağlar.

10. Ciğerlere iyi gelen yiyecekler: Ceviz

– Ceviz de akciğer sorunlarını önlemek için tüketilebilir. İçerdiği omega 3 yağ asitleri ile astım gibi solunum hastalıklarının belirtilerinin azaltılmasını sağlayabilir.

– Her gün bir avuç ceviz, kahvaltıda ya da öğün aralarında atıştırmalık olarak tüketilebilir.

11. Çilek

– Çilek, böğürtlen ve ahududu gibi meyveler mükemmel antioksidan kaynağıdır. Tüm bu meyvelerin yanı sıra yaban mersini de beslenme düzenine eklenebilir.

– Kızılcık suyu ve üzüm suyu da düzenli olarak tüketilmelidir.

12. Fasulye

– Çilek gibi fasulye de antioksidanlar açısından son derece zengindir. Fasulyenin yanı sıra barbunya, siyah fasulye ve nohut da beslenme düzenine eklenebilir.

Akciğer sağlığını korumak ve olası solunum hastalıklarını önlemek için tüm bu besinlerin beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Aynı zamanda akciğerlerin hastalıklardan korunması için sigara içilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Anti Aging Beslenme: Yaşlanmayı Geciktiren Yiyecekler

Anti Aging Beslenme: Yaşlanmayı Geciktiren Yiyecekler

 Yaşlanmayı geciktiren yiyecekler

Yaşlanmayı geciktiren yiyecekler

Geçmiş zamanlardan günümüze dek insanoğlunun sürekli olarak çözüm aradığı sorunlardan bir tanesi biyolojik yaşlanmadır. Simyanın ön planda olduğu eski çağlarda bile çeşitli yöntemler ile diğer maddelerin altına çevrilmesi ve yaşlanmanın durdurularak yaşamın sonsuz hale getirilmesi amaçlanmıştır. Ancak tabii ki bir çözüme ulaşılamaması ile beraber insanlar bilime yönelerek soyut olan simya çalışmalarından uzaklaşmıştır. Ancak bilimsel çalışmalar doğrultusunda yaşlanma sürecinin durdurulması yerine kişideki fiziksel yaşlanma belirtilerinin azaltılmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır. Her geçen gün artan estetik kaygısını tam anlamıyla karşılayan bu durum hızlı gelişim ile dünya üzerindeki sektörünü kısa sürede oluşturmuştur. Zamanla doktorluk alanında da gelişen estetik kaygı ile estetik cerrahisi ön plana çıkmıştır. Günümüz teknolojisinde ise estetik deformasyonların birçoğu oldukça basit yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Bu deformasyonlar yaşlanma ile gelişebildiği gibi yaralanma sonucu da görülebilir. Özellikle derin tam doku yaralanmalarında genel cerrahi ile doğrudan atılan dikişler kalıcı dikiş ve yara izlerinin kalmasına neden olurken estetik dikiş ile iz kalmaması mümkündür. Ayrıca yaşlandırıcı etkiler ise sarkma, kırışıklık ve benzeri cilt deformasyonlarıdır. Bunlar da çeşitli operasyonlar ile yok edilebilir. Günümüzde en çok kullanıldığı alan ise fazla kilolardır. “Liposuction” olarak da bilinen yağ aldırma operasyonu, obezite hastaları başta olmak üzere birçok kişi tarafından uygulanan, fazla yağlardan en hızlı şekilde kurtulmayı sağlayan bir yöntemdir.

Tüm bunların yanı sıra cerrahi müdahale olmadan, sadece doğru beslenme ve spor ile yaşlanmayı geciktirmek de mümkün. Özellikle tüketilen besinlerin yağ yakımı üzerinde oldukça güçlü bir etkisi vardır.

Yaşlanmayı geciktirmek için düzenli olarak tüketilmesi gereken besinler ve bu besinlerin etkileri şu şekilde sıralanabilir:

Hangi yiyecekler yaşlanmayı geciktirir: Yaşlanmayı önleyen 10 yiyecek:

1 – Yaşlanmayı önleyici yiyecekler: Yoğurt:

Kişinin yaşlanmayı geciktirici etkiler için kullanabileceği doğal besinlerin başında yoğurt gelmektedir. Probiyotik bakteriler açısından zengin olan yoğurt, fermantasyon ile üretilen bir besin olduğu için diğer besinlere göre daha farklı ve yoğun bileşenler içermektedir. Özellikle koruyucu özellikler gösteren bu bileşenler sayesinde, yaşlandıkça yıkım olayları ile görülen belirtilerin azaltılması sağlanır.

Yoğurt tüketimi özellikle mevcut bağışıklık sisteminin gücünü arttırır. Bu şekilde yaşlanmayı geciktirici etkiler ile beraber birçok hastalığa yakalanma ihtimalini düşürür. İçerisindeki probiyotik bakteriler sayesinde bağırsak enfeksiyonlarını azaltır ve bir bütün olarak bağırsak gelişimini destekler.

Buna ek olarak, kalsiyum açısından mükemmel bir kaynak olarak bilinen yoğurdun içerisinde birçok bileşenler de zengin şekilde bulunmaktadır. Bu zengin bileşenler şu şekilde sıralanabilir:

– Potasyum

– Fosfor

– Protein

– Riboflavin

– İyot

– B5 vitamini (pantotenik asit)

– Çinko

– B12 vitamini

Tüm bu bileşenler ile yaşlanmayı geciktirici etkinin yanı sıra sağlıklı bir vücuda ve cilde sahip olmayı sağlar. Tüketilebileceği gibi aynı zamanda topikal olarak birçok kürün hazırlanışında da kullanılabilir.

2 – Anti aging yiyecekler: Deniz yosunu:

Eski zamanlardan bu yana yaşlanmayı geciktirmek için en çok kullanılan besinlerden bir tanesi deniz yosunudur. Sadece yaşlanmayı geciktirici özelliği için değil aynı zamanda dolaşım ve sindirim sisteminin güçlenmesi için de kullanılabilecek bir besindir. İçerisindeki bileşenleri doğrultusunda çok sayıda hastalığın tedavisinde etkili olan deniz yosunu, aynı zamanda birçok dünya mutfağında kullanılan yemek malzemeleri arasında yer almaktadır.

Bu bitkinin içerisindeki kimyasal bileşenler özellikle cilt ve saç sağlığı açısından son derece şifalıdır. İçerisindeki bol iyot içeriği ile vücut metabolizmasını düzenleyen ve aynı zamanda da saç dökülmesini engelleye özelliklere sahiptir. Özellikle iyot içeriğinin tiroid bezi üzerinde düzgün çalıştırıcı etkisi şifalı özelliklerinin görülmesini sağlar.

İçerisindeki antioksidanlar, biriken iltihapların kuruması ve toksinlerin atılmasını sağlar. Bu detoks etkisi ile vücut rahatça temizlenir.

Tüm bunların yanı sıra doğal anti-selülit ve anti-aging özellikleri ile deniz yosunlarının mutlaka beslenme planına eklenmesi ve düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir. Özellikle cildin elastikiyetini arttırıcı özelliği nedeniyle cilt uzmanları tarafından şiddetle önerilmektedir.

3 – Yaşlanma karşıtı yiyecekler: Fasulye, bezelye ve mercimek:

Fasulye, bezelye ve mercimek yüksek proteinli olması nedeniyle kişinin cildinin elektrolit dengesini koruyan özelliğe sahip besinlerdir. Özellikle göz altlarındaki şişlik ve koyu halkalar ile yüzdeki kırışıkların giderilmesi için kullanılabilecek önemli besinlerden bir tanesidir. Vücudun daha fazla suya ihtiyaç duyması ve dolayısıyla daha fazla suyu dışarı atması nedeniyle böbrekler çok daha fazla çalışır. Çalışan böbreklerde ise herhangi bir şekilde kum, taş ve benzeri yabancı oluşumlar gözlemlenmez. Dolayısıyla bu besinlerin düzenli tüketimi ile böbrek sorunlarının da görülme riski oldukça azalacaktır.

4 – Kırışıklıkları önleyen besinler: Lahana:

Kırışıklara karşı kullanılabilecek en etkili besinlerden bir tanesi lahanadır. Ciltteki ölü hücreler yerine yeni hücrelerin üretilmesi için gerekli olan biotin (B vitamini) açısından oldukça zengin bir besindir.

Bunun yanı sıra lahananın içerisinde bulunan E vitamini ve C vitamini cildin yaşlanmasına neden olan serbest radikaller ile mücadele eder. Vitaminsel antioksidanlar da bu mücadelenin seviyesi yükseltir. Özellikle mor ya da kırmızı tonlardaki lahana türleri cilt sorunlarının tedavisi için oldukça etkilidirler. İçerisindeki A vitamini yoğunluğu anti-aging etkinin en büyük etkenidir.

5 – Kırışıklık azaltan yiyecekler: Deniz ürünleri:

Deniz ürünleri, brokoli ve muz gibi potasyum yönünden zengin olan besinler arasında yer almaktadır. Özellikle detoks etkisi oldukça güçlü ve önemlidir. Potasyum açısından zengin olan besinlerin düzenli olarak tüketilmesi ile lenfatik sistemin drenajı rahatça sağlanabilir. Lenf sistemi vücutta besinler yoluyla biriken aşırı protein ve sıvıların drenajının gerçekleştiği sistemdir. Bu kapalı drenaj örneği tüm toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Deniz ürünleri tüketmeyen kişilerin ise portakal suyu, elma suyu içmesi ya da muz tüketmesi gerekir. 1 adet muz kişinin günlük potasyum gereksiniminin yaklaşık % 25’lik bir kısmını karşılamaktadır. Muzun organikliğine bağlı olarak bu oranda artış da gözlemlenebilir.

6 – Yaşlanmayı geciktiren besinler: Brokoli

Brokoli kollajen üretimini destekleyerek cildin elastikliğini arttıran özellikte bir besindir. İçerisindeki bileşenler sayesinde cildi sıkılaştırarak esnekliğini arttırır ve kırışıklıkların minimum seviyede kalmasını sağlar. Özellik kollajenlerin inhibe edilmesini önleyen alfa-lipoik asit içeriği açısından son derece zengindir.

Buna ek olarak içerisinde bulundurduğu C vitamini ve çözünebilir lif sayesinde selülüt ve benzeri cilt sorunlarından kurtulmak da mümkündür.

 7 – Yaşlanmayı yavaşlatan besinler: Soğan ve sarımsak:

Soğan ve sarımsak da yaşlanmayı geciktirici etkisi olan yiyeceklerin arasında yer alan bitkisel ürünlerdir. Nedeni ise temel olarak içerisinde yüksek oranda sülfür içermesidir. Sülfür hücre yenilenmesi ve ciltte sıkılaşma için oldukça etkili temel bileşenlerden bir tanesidir.

Soğan ve sarımsak haricinde yaşlanmayı geciktirici etkisi olan bitkisel ürünler şu şekilde sıralanabilir:

8 – Brokoli

9 – Karalahana

10 – Maydanoz

Karaciğer detoksifikasyonu için ideal olan bu besinler kandaki ağır metal bileşenlerinin seyreltilmesini sağlar.

Saç Dökülmesine Kesin Çözüm: Saç Dökülmesini Engelleyen Besinler

Saç Dökülmesine Kesin Çözüm: Saç Dökülmesini Engelleyen Besinler

Saç dökülmesini engelleyen besinler

Saç dökülmesini engelleyen besinler

Saç dökülmesi çok yaygın görülen bir sorundur. Hem erkeklerde hem de kadınlarda özellikle yaş ilerledikçe dökülme de artar ve erkeklerde bu durum daha hızlı gelişerek erken yaşta kelliğe yol açabilir.

Bu sorunun çözümü olarak genellikle saç ektirme ve benzeri tıbbı yöntemler kullanılmaktadır. Ancak hem saç dökülmesini engelleyecek hem de dökülen saçların tekrar çıkmasını sağlayabilecek doğal tedavi yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir. Ayrıca beslenme düzenine de dikkat edilmelidir.

Saç dökülmesini önleme yolları:

Saç dökülmesine karşı tüketilebilecek besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Mango

– Kabak çekirdeği

– Yeşil bezelye

– Süzme peynir

– Barbunya fasulyesi

– Kinoa

– Brokoli

– Badem

– Yumurta

– Somon

Saç dökülmesi için ne yemeli: Saç dökülmesine faydalı yiyecekler:

1 – Saç dökülmesini azaltan besinler: Mango:

Mango, saç sağlığı sorunlarında kullanılabilecek bitkisel ürünlerin başlıca olanlarından bir tanesidir. İçerisindeki bileşenleri sayesinde saç dökülmesine karşı güçlü etkiler göstermektedir.

Mangodaki temel besin maddeleri saçların uzamasına yardımcı olan etkiler gösterir. Zengin bir besin deposu olarak bilinen mango, aynı zamanda vücudun organlarının beslenmesine de yardımcı olur. Eğer kişinin kan değerlerinde bazı besin maddelerinin eksikliği varsa bu besin maddesinin mangoda bulunma ihtimali oldukça yüksektir ve bu yüzden mango beslenme planına mutlaka eklenmelidir.

Mangoda bulunan besin maddeleri şu şekilde sıralanabilir:

– Diyet lif

– Protein

– Karbonhidrat

– Doymamış yağ asidi

– Kalsiyum

– Fosfor

– Demir

– Çinko

– Potasyum

– Magnezyum

– A vitamini

– B vitamini

– C vitamini

– Folat

– B kompleks vitaminler

Bu tatlı ve hoş kokulu meyvenin içerisindeki bol C vitamini kollajen üretimini destekleyerek kişinin saç yapısının gelişimine katkıda bulunan mükemmel bir kaynaktır. C vitamini aynı zamanda kandaki demirin emilmesine yardımcı olarak kişideki olası demir eksikliğinin giderilmesini sağlar. Saç dökülmesi görülen kişilerde istatistiksel olarak %70 oranla demir eksikliği görülmektedir. Bu yüzden mango tüketerek saç dökülmesini büyük ölçüde azaltmak mümkündür. Demir eksikliği nedeniyle incelen saç teller mango sayesinde normal kalınlığına ulaşır.

Tüm bunların yanı sıra, bol miktardaki A vitamini ve E vitamini içeriği ile saç büyümesini de teşvik eder. Bunu kan dolaşımını hızlandırarak geçekleştirir. Kafa derisi altındaki kan damarlarındaki kan akışı hızlanarak saç köklerine sağlanan besin maddesi miktarı artar. Daha iyi beslenen saçlar ise saç derisine daha sağlam tutunur ve böylece saç dökülmesi durumu ciddi ölçüde azalır.

Mango tüketimi de oldukça basittir. Doğrudan yıkandıktan sonra kabukları soyularak tüketilebildiği gibi aynı zamanda suyunun içilmesi de çok etkilidir. Alternatif olarak küp şeklinde parçalara ayrılarak salata yapımında da kullanılabilir.

Etkili sonuçlar elde edilebilmesi için mangonun beslenme planına eklenmesi ve en azından her hafta 3 – 4 gün tüketilmesi gerekmektedir.

2 – Saç dökülmesi için ne yemeli: Kabak çekirdeği:

Kabak çekirdeği, saç dökülmesi için kullanılabilecek diğer bitkisel ürünlerden bir tanesidir. Ancak bu besin sadece saç dökülmesi değil, başka birçok hastalık için de önlem almayı sağlayan bir besindir. Örneğin; prostat olan erkeklerin ve hatta prostat olmayan erkeklerin de önlem amaçlı düzenli olarak mutlaka kabak çekirdeği tüketmesi gerekmektedir.

Kabak çekirdeğinde bulunan besin maddeleri şu şekilde sıralanabilir:

– Kalsiyum

– Magnezyum

– E vitamini

– B ve B kompleks vitaminleri

– Demir

– Bakır

– Potasyum

– Biotin

– Selenyum

– Çinko

– Protein

Tüm bunların haricinde içerisinde bulundurduğu omega-6 yağ asitleri saç sağlığını geliştirerek kalın ve parlak saçlar elde etmeyi sağlar.

Tüketimi oldukça basittir. Kabak çekirdeği doğrudan tüketilebildiği gibi aynı zamanda salatalara ve diğer ara / ana yemeklere garnitür olarak eklenebilir. En genel tüketim şekli çerez olarak tüketilmesidir. Etkili sonuçlar elde edilmesi için her hafta 3 – 4 avuç kabak çekirdeği tüketilmesi yeterli olacaktır.

3 – Saç dökülmesine yararlı yiyecekler: Yeşil bezelye:

Yeşil bezelye saç dökülmesine karşı çok eski zamanlardan bu yana kullanılan bitkisel ürünlerden bir tanesidir. İçerisindeki bol lif içeriği, mineralleri ve vitaminleri ile saçı besleyerek dolgun ve parlak bir görünüm sağlar. Sağlıklı saçlar ile dökülme büyük oranda azaltılır.

Yeşil bezelyedeki birkaç temel mineral içeriği, saç sağlığı ve saçların büyümesi için gerekli olan bileşenler olarak nitelenebilir. Özellikle potasyum, çinko ve demir açısından zengin olması saçların güçlü ve canlı olmasını sağlayan en önemli etkendir. Bol içeriği ile saçları dinç tutar ve saç dökülmesini yüksek oranda engeller. İçerisindeki bileşenler kana karışarak kan akış hızını arttırır ve saç köklerinin altından geçen kan damarları vasıtasıyla saç kökleri bu bileşenler ile beslenir.

Yeşil bezelyede bulunan temel besin maddeleri şu şekilde sıralanabilir:

– B vitamin

– B6 vitamini

– B12 vitamini

– Folat

Tüketilen besinler ve oksijen birlikte çalışarak kandaki kırmızı kan hücrelerinin üretimini sağlar. Bu kırmızı kan hücreleri bol C vitamini içeriği ile beraber yeşil bezelyenin saç kökleri üzerine optimal büyülükte bir etki yaratmasını sağlar. Bu etki ile beraber saç kökleri daha sıkılaşır ve kökleri daha sıkı şekilde tutunur.

Uygulanışı ise oldukça basittir. Doğrudan tüketilebilir. Çiğ olarak ya da haşlanmış olarak tüketilmesi en ideal olan tüketim şeklidir. Bunun yanı sıra yemeği tüketilebileceği gibi garnitür olarak da kullanılabilir ve tüketilebilir.

Etkili sonuçlar elde edilebilmesi için yeşil bezelyenin haftalık beslenme planında 3 – 4 öğün tüketilmesi gerekmektedir.

4 – Saç dökülmesini önleyen gıdalar: Süzme peynir:

Süzme peynir, yapısı gereği son derece etkili bir bitkisel tedavi ürünüdür. Bu ürünün doğru kullanımı ile saçın uzamasına yardımcı olunabilir. Kazein ve peynir altı suyu, kurumuş saç derisini tekrar nemlendirmek için kullanılabilecek, 2 kat kaliteli protein içeren bir besindir. Protein zenginliği ile hasarlı, kırılgan ve kuru saçların dolgun ve parlak olmasını sağlar.

Süzme peynirde bulunan temel besin maddeleri şu şekilde sıralanabilir:

– B5 vitamini

– D vitamini

– Aminoasitler

Süzme peynir tüketilmesi bu etkilerinden faydalanmak için yeterli olacaktır. Haftalık beslenme planında 4 ya da 5 öğün süzme peynir tüketilmesi gerekir.

Not: Laktoz intoleransı olan kişilerin süzme bu tedaviyi ve beraberinde süt ve süt ürünlerini içeren hiçbir tedaviyi uygulamaması gerekmektedir.

Tüm tedavi yöntemleri ile etkili sonuçlar elde edilir ve spesifik durumlar olmadığı sürece besinlere karşı alerji benzeri yan etkiler ortaya çıkmaz. Saç dökülmesine iyi gelen şampuan tercihinde cilt tipine uygun ürünlerin seçilmesi gerekir. Ayrıca saç dökülmesine karşı maskeler de düzenli olarak kulanılabilir.

Kilo Almanın Yolları: Kilo Aldıran Yiyecekler

Kilo Almanın Yolları: Kilo Aldıran Yiyecekler

Kilo aldıran yiyecekler

Kilo aldıran yiyecekler

Kilo almak için sağlıklı bir beslenme planı oluşturulması şarttır. Yağlı besinlerin ve sağlıksız yağların olduğu kilo alma diyetleri son derece sağlıksızdır. Kilo almak için besleyici ve doyurucu gıdaların yanı sıra kas gelişimine yardımcı olan besinler de beslenme düzenine eklenmelidir.

Kilo almak için diyet: Kilo aldıran diyet

1 – Kilo aldıran gıdalar: Yoğurt:

İçerisinde bir sürü besin bulunduran yoğurt, günlük yenen büyük bir besindir. Birçok sağlık yararlar sunan yoğurt, bağırsakları sağlıklı tutmak için ‘iyi’ bakteriler içerir.Aynı zamanda sindirimi kolaylaştıranzengin miktarda proteine sahiptir. Yoğurtta diğer besinlerin yanı sıra kalsiyum, B vitaminleri, folik asit, laktik asit, potasyum, magnezyum, fosfor, iyot ve çinko bulunmaktadır.Sindirim sistemini sağlıklı tutmanın yanında yoğurdun günlük alımı, bağışıklık sistemini güçlendirir, kilo kaybına yardımcı olur, vajinal mantar enfeksiyonları içinde etkili davranır, yüksek kan basıncını önler, kolesterolü düşürür ve ağız sağlığını destekler.bu yüzden, günlük olarak canlı kültürleri ile 1 bardak yoğurt yemek gerekmektedir. Tüketilen yoğurt üzerine muz, nar ve çilek gibi meyve parçaları ya dafındık ile kabak çekirdeği konulabilir. Hatta favori kokteylleri hazırlamak için de yoğurt kullanılabilir.

2 – Kilo alma diyeti: Yaban mersini:

Çilek ve diğer meyveler gibi yaban mersini deher türlü sağlık için yararlı olarak kabul edilir. Bu meyvenin içeriğinde yüksek miktarda lif, C ve K vitamini ve manganez bulunmaktadır.Yaban mersini diğer besinlerin yanı sıra, A vitamini, riboflavin, folat, niasin, magnezyum, potasyum, bakır, demir ve çinko içerir. Bu meyvenin yaklaşık yüzde 85’i sudur ve kalorisi çok düşüktür.Antioksidan bakımından zengin olan yaban mersini serbest radikal hasarına karşı olmanın yanı sırakararsız moleküllere karşı da vücudu koruyarak yaşlanma ve kanser gibi hastalıklara olumlu katkıda bulunabilir. Yaban mersini ayrıca, bağışıklığı artırmak kilo kaybına yardım etmek, beyin gücünü artırmak, kalp sağlığı ile görme sağlığını desteklemek, sindirimi teşvik etmek ve kan şekeri düzeylerini kontrol etmek bakımından çok faydalıdır. Bunun için, her gün 1 bardak yaban mersini yemek gerekmektedir. Ayrıca, kahvaltı besinlerine, kokteyllere, tahıllara ve yoğurda ilave edilebilir.

3 – Kilo aldıran sebzeler: Ispanak:

Ispanak popüler yeşil yapraklı bir sebzedir ve A, C, K vitaminleri bakımından zengin bir kaynaktır.Ayrıca, diyet olarak kullanılan ıspanağın içeriğinde lif, demir, kalsiyum, potasyum, bakır, çinko, selenyum, magnezyum ve E vitamini zengin miktarda bulunmaktadır.Bunun yanı sıra vücudun bağışıklığını arttıran lutein ve zeaksantinadında antioksidanlar içerir.Bu besleyici yeşil yapraklı besin, diyabet, kemik kaybı, bazı kanser türleri, kalp hastalıkları ve felç dahil olmak üzere ciddi sağlık durumları önlemeye yardımcı olur ve kontrol edebilir. Hattadetoksifikasyon yardımcıları sayesinde kansızlığı önler, iltihabı azaltır ve göz sağlığını olumlu geliştirir. Ispanak salata, sebze suyu ya da çiğ olarak günlük 1 fincan tüketilmelidir. Ancak, ıspanağın pişmiş tercih edilmesi durumunda günde 1/2 fincan hedeflenmesi gerekir. Çeşitlilik için, lahana gibi diğer yeşil yapraklı sebzeler ile ıspanak yer değiştirilebilir.

Not: Ancak, oksalatları içerdiği için, böbrek ya da safra kesesi sorunları olan kişilerin, ıspanak yemekten kaçınmaları gerekir.

4 – Kilo aldıran meyveler: Elma kilo aldırır mı?

Elma, C vitamini (güçlü doğal bir antioksidan), B-kompleks vitaminleri (riboflavin, tiamin ve B6 vitamini) ile lif bakımından zengin bir kaynaktır. Bu özellikleri ile elma, serbest radikallerin etkilerinden vücudu korumaya yardımcı olmaktadır. Elmanın içeriğinde diğer mineraller kalsiyum, potasyum ve fosfor da yer almaktadır. Düşük kaloriye sahip olan elma ve hiçbir yağ ya da kolesterol içermez. Günde 1 elma yemek, kanser, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltabilir. Ayrıca, nörolojik sağlığı iyileştirmek, alt kötü kolesterolü önlemek, kemikleri güçlendirmek ve ağız sağlığını desteklemek gibi faydaları vardır.Sağlıklı bir atıştırmalık olarak yenen bu meyve, pişmiş tatlıların içerisinde ya da meyve suyu şeklinde tüketilebilir.

5 – Kilo almak için ne yemeli: Limon kilo aldırırmı?

Limon C vitamini bakımından güçlü bir antioksidan olarak gereklidir ve günlük olarak alımı bağışıklığa destek verir. Ayrıca, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir, A ve B vitaminleri açısından iyi bir kaynaktır. İçerisinde bulunan güçlü, antibakteriyel, antiviralsayesinde bağışıklık arttırıcı etkilere sahiptir.Limon vücut bağışıklığına destek vererek, bakteriyel ve viralenfeksiyonlara karşı vücudu korur. Ayrıca limon, astım, düşük ve yüksek tansiyonu önlemek, kanı arındırmak, kilo kaybına yardımcı olmak, kolon sağlığına, inme riskine, kansere karşıolumlu desteklemek ve cilt sağlığını geliştirmek için kullanılır.Limonun sağlık yardımlardan yararlanmak için, sabahları aç karnına günlük hazırlanan biraz ham bal ile ½ limon suyu birlikte ılık bir bardak su içine eklenir ve içilir.

6 – Kilo aldırıcı kuruyemişler: Badem kilo yaparmı?

Badem ağaçlarının meyvelerinden gelen tohumlar besin doludur. Badem, E vitamini, bakır, magnezyum ve yüksek kaliteli protein bakımından zengin bir kaynaktır.Ayrıca, elyaf, riboflavin, demir, kalsiyum ve çok sayıda temel amino asitlerinin yanı sıra zengin miktarda bakır ve fosfor içerir.Yüksek antioksidana sahip olan badem, yaşlanma sürecine karşı ve kanser de dahil olmak üzere birçok hastalığın riskini arttıran oksidatif hasara karşı hücreleri korur. Tüm bunların yanı sıra badem, kabızlığı önlemek, kemikleri güçlendirmek, beyin gücü artırmak, kilo artışını önlemek için yardımcı olurken, düşük kötü kolesterol, diyabet kontrolü ve kalp sağlığını teşvik eder. Ayrıca badem, cildi sağlıklı tutar ve saç dökülmesi, saç kuruluğu gibi diğer yaygın saç sorunlarını da çözebilir.Sadece günde bir avuç badem yemek, vücut sağlığını iyileştirmek için yardımcı olabilir.Sağlıklı bir atıştırmalık olarak tuzsuz ya da ıslatılmış badem yemek önerilir. Bunun yanı sıra, diyet listesinde badem sütü, badem unu ve badem ezmesi bulunabilir.

Not: Ancak, böbrek ya da safra kesesi sorunları olan kişiler için oksalatları içermesi nedeni ile badem yemek sakıncalı olabilir.

7 – Kilo yapan yiyecekler: Keten tohumu:

İnsanlar tarafından tüketilen en eski gıdalardan biri olarak kabul edilen keten tohumu, herhangi bir diyet programınadahil edilmelidir. Keten tohumu, omega-3 yağ asitleri ve lif bakımından zengin bir besindir. Keten tohumu içerdiği diğer besinlerin yanı sıra, B1 vitamini, mangan, protein, bakır, magnezyum, fosfor, çinko ve selenyum içermektedir. Ayrıca gluten içermez.Keten tohumunun düzenli alımı meme kanseri ve belirli bir hormon ile ilgili kanserleri önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, kolesterol düşürücü ve kan şekeri kontrolü ile kalp hastalıklarına karşı korumak, sıcak basması hafifletmek, sindirim teşviki için etkilidir. Keten tohumunun sağlık yardımlardan yararlanmak için, diyet listesine günlük 1 ile 2 yemek kaşığı keten tohumu eklemek önerilir. Ayrıca, tatlılar, meyve suyu, yoğurt, tahıllar, salata ya da çorba içine keten tohumu serpmek tavsiye edilir ve hatta yemek pişirme sırasında da kullanılabilir.

Not: Lif alımını artırmakiçin diyet programına keten tohumu eklerken, gün boyunca bol su içmeye dikkat etmek gerekir.

8 – Brokoli kilo aldırırmı?

Brokoli mükemmel besin özelliklerine sahiptir ve sağlık faydalarını geniş bir yelpazede sunanturpgillerden popüler bir sebzedir. Bu sebze içerdiği K ve C vitaminlerinin yanı sırafolat (folik asit), potasyum, lif, kalsiyum, magnezyum, fosfor, biraz çinko ve demir içeren zengin bir kaynaktır. Ayrıca, doymuş yağ özelliği ile kolesterol bakımından çok düşüktür.Bu yeşil sebze özellikleri sayesinde, göz sağlığını destekler ve kemikleri güçlendirir. Aynı zamanda kalp ve damar sağlığını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanseri önler, kan basıncını düzenler, beyin gücü artırır, erken yaşlanmayı durdurur. Bu neden ile bir haftada 2 ya da 3 kez yaklaşık 2 su bardağı brokoli tüketmek önerilir. Brokoliden buğulama ya da pişmiş yararlanmak mümkündür. Hatta bu çok yönlü sebze salatalar, köriler ve çorba içine de karıştırılabilir.